Asi Sözler

Asi Sözler

Bedenimiz zindanlara sığacak kadar küçük olsa da, Onurumuz tarih yazacak kadar büyüktür.

Başladığın cümleyi kendin bitirmezsen, noktayı başkası koyar.

Çok üzerime geliyorlar, bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak.

Varlığı yetersiz olanın yokluğu kayıp değildir.

Şikayetçiyim! Aşk yolunda gaspa uğradım hâkim bey, hayallerim önemli değil, kalbimi versin yeter. İçinde kimliğim vardı.

Ya av olacaksın ya da avcı! Ama asla avı avcıya götüren köpek olmayacaksın!

Konuşanı herkes anlar, marifet susanı anlamakta.

Sen gittin gideli, silgi kullanmıyorum. Adının yanına hangi küfrü yazsam, yakışıyor.

Kimisi toprak kadar kıymetli, kimisi bir ot kadar gereksiz… Herkes yaşıyor bir şekilde, kimisi şerefli, kimisi şerefsiz.

Kendini planlarımızı yaparken kaderin planlarını unuttuk.

Ne olursan ol, kim olursan ol; ama sakın unutma bizim buralarda akıllı ol…!

Kara kalem yapmayı neden bu kadar çok seviyorsun diye soruyorsun ya; kimin ne renk olduğunu hala çözemedim.

Yeri gelir eyvallah der susarız, yeri gelir ya Allah der dalarız.

Aslında biz sahte kışları İlkbahar sanmışız. Biz hiç ilkbahar yaşamamışız, sözde aşkımızla ayrılığın adını yazmışız.

Ben huzur aradım sen kusur hafi şimdi bensiz kudur.

İsyanım yalnızlığa, isyanım sensizliğe, isyanım yaşamak umudumu elimden alan çaresizliğe…

Zehrin bile parayla olduğu bu devirde sevgi neden bedava olsun.

Göt*ne söz hakkı vermedim daha, o neden kalktı.

İnsanların yalan söylemek gibi bir seçenekleri varsa, benim de umursamamak gibi bir seçeneğim var.

Kuyumu kazmaya çalıştığınız kürek benimse eğer, sapına dikkat edin.

Firari saatler arkasından gelen isyankâr sokakların, tövbekâr çocuklarıyız biz. Sevdiğimiz için yaşar, dostluğumuz için ölürüz. Hiçbir zaman hiçbir yerde kimseye boyun eğmeyiz!

Hayattır işte yaşarsın roman olur, anlatırsın hep hikaye.

Ben kimsenin canını yakmadım, onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Çevrem çok kalabalık, ama hepsi merhabalık…

Haklısın sıfırın gücü yoktur ama dikkat et sıfırın kaybedecek bir şeyi de yoktur.

Size bir hayat dersi; önünüze gelen her hıyarla turşu kurar gibi hayal kurmayın.

Üflediğim anda söneceksin, beni sadece rüyanda göreceksin. Emin ol en mutlu günümde, beni geriden izleyeceksin.

Biz kimleriz diye sorma, biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma, biz hayat deryasında yüzenlerdeniz. Bizi arama lüks meyhanelerde, bulamazsın. Biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost, arkadaş nedir diye sorma, biz onlar için ölümüne gidenlerdeniz.

Hep iyi niyetimden kaybettim, ne mi oldu, iyi niyetimi de kaybettim.

Biz sevdik mi zoruna gider, itin biri gelir bir yerlerine koyar hoşuna gider.

Bir yıldız gibi kayarım hayatından, yapabileceğin tek şey dilek tutmak olur.

Kimine göre adam, kimine göre yalanız aslında gerçek olan biz adamına göre adamız.

Dağlarda yeminim olsun, güneşe sözüm olsun, eğer senden vazgeçersem, bu toprak bana mezar olsun.

Şekerim diye konuşan erkek, yarın öbür gün kocaya da kaçar.

İnsanlar vardır sevgiye layıktır, insanlar vardır sevginin en yücesini versen yine de aşağılıktır.

Dün gece seni anlattım yıldızlara, kafana takma ona da kayacağız dediler.

Altın gibi kalbin olsa neye yazar, ayarın düşük olduktan sonra.

Senin yakarak küle çevirdiğin kalbi, bir başkası üfleyerek can verir.

Alttan aldık yeteri kadar artık bunsan sonra herkes ederi kadar.

Gururum ile oynayanın, hayatı ile dans ederim.

İtle çakalla uğraşacağıma, veteriner olup insan gibi görünen hayvanları tedavi etmeyi düşünüyorum.

Sevdiğini aldatan kişi kim olursa olsun; medeni hali ‘şerefsiz adidir.’

Sahne senin devam et, sıra bana gelmesin dua et.

Seni laflarımla g*t ederdim, ama sen zaten öylesin.

Bu sözlerim umut hırsızlarına, bu sözlerim sevgiden nasibini almamış karaktersizlere. Bu sözlerim sana hayatımdan çıkıp gidenlere.

Ya özgür bir hayat yaşayacağız ya da hayatı yaşanmamış sayacağız.

Beş liralık alkolün milyarlık sohbeti olur, milyarlık adamın beş liralık sohbeti olmaz.

Senin dünyaya baktığın pencere kirliyse, benim çiçeklerim sana çamur görünür.

Beni gerçekten tanıyanlar çok iyi bilir, geri kalanı sadece söylentimle yetinir.

Canım sen arkamdan konuşuyorsun da ben arkama bakmıyorum.

Ölümden sonra bile hayat varken, sen kimsin ki gittiğin için hayat dursun.

Benden sonra kiminle olursan ol; senin için “harika bir sevgilim var” diyecek. Ben de evet doğrudur. Çok temiz kullandım diyeceğim.

Secde görmemiş bir alnın, alın yazısı olmak istemem.

Ne arkamızdan konuşanlara bakarız, nede bizi çekemeyenleri takarız. Allah’a havale eder yolumuza bakarız.

Bazen diyorum ki kendi kendime ne çok değer vermişim değersizlere.

Aşk dudaktan çıkan bir kelime değil, gözlerden akan yaştır. Maksat bir sevgili uğruna ölmek değil, uğrunda ölünecek bir sevgili bulmaktır.

Geç kalınmış bir sevgi, idamdan sonraki affa benzer.

Yaşadıklarım, acılarım ağırdır benim, sen kaldıramazsın. Sen sadece yalanlarınla küçük mutluluklar yaşarsın.

Sokak lambası gibisin, kime yandığın, ne zaman yandığın belirsiz.

Verdiği umudu geri alan aldığı ahı da güle güle kullansın.

Yanlış bildiğin yolda herkesle yürüyeceğine, doğru bildiğin yolda tek başına yürü.

Neyse, diyerek sustuğum her cümle; kırgınlık, trip ve küfür barındırıyor.

Asi sözler söylerim anlamasına bilene, oturup derdimi anlatırım dinlemesini bilene.

Sigarayı kibritle yakmak kadar zordu seni anlamak galiba çakmak lazımdı.

Bana zoru anlatma! O benim hayat felsefem, öfkeyle kalkarsam, zarar vermeden oturmam!

Hiçbir insan için ağlamaya değmez. Çünkü değen insan zaten ağlatmaz.

Bu hayatta hep dik duracaksın! Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki; eğildiğin anda sırtına binerler.

Asi mesajlar göndermem asiliğimden değil, asi yapanlara kapak olması için.

Kırk fırın ekmek yeseniz fark etmez, hamurunda yoksa adamlık fırında fayda etmez!

Herkes seviyorum diyor kimisi düğüne kadar kimisi ölene kadar.

Kalbim açıktır girmesini bilene ben düşmem kimsenin peşine gelmesini bilene.

Biz delikanlıyız seversek geceyi gün,  eceli düğün, gelinliği kefen yaparız.

Asiyim, delikanlıyım sevdim mi sonuna kadar severim, isyansa alayına isyan ederim.

Her kıyafetin içinde insan yoktur insanı insan yapan onun vicdanı ve merhametidir.

Ne sen beni unutursun ne de ben seni, zaman bizi ayrı kalmaya alıştıracak ama unutmaya asla.

Verme sırrını kendinden başkasına emanet, en yakın dostunda bile vardır ihanet.

Ne gariptir ki şu hayatta yaşarken elinden tutacak insan bulamazsın ölünce omuzlarda taşınırsın.

Allah’a isyan edersen olursun günahkar, her gülene gönül verirsen olursun isyankar.

İsyanım yalnızlığa, isyanım sensizliğe, isyanım yaşamak umudumu elimden alan çaresizliğe.

Duygularımın sürüklediği uzun ve karanlık yolda, kırılan umutlarımı arıyorum sensiz.

Gerçekleri gördükçe senden nefret ediyorum, yalanlar içinde bir hayatı seninle yaşıyorum!

Kızgınlığın ne sana ne de hayata kızgınlığım kendime senin gibi bir soysuza nasıl kandım.

Ne aşklar vardır kim bilir yaşanmayı bekleyen, ne aşıklar vardır kim bilir yaşadıklarından nefret eden.

Kulağına küpe olsun diye söylemiyorum. Aklına geldiğimde kulakların değil ‘yüreğin’ çınlasın!

Yediğin içtiğin senin olsun. Bana, sensiz yaşayamam, deyip, bensiz nasıl geberemediğini, anlat.

Bana zoru anlatma o, benim hayat felsefem. Öfkeyle kalkarsam zarar vermeden oturmam.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir