Anlamlı Sözler

anlamlı sözler

Anlamlı Sözler

Bir avuç toprak, biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim, işte buyum ben?

Yoksul umutlar besliyorum zengin yüreğimin zulasında, ne kadar avutsam da aklımı kalbim yenik düşüyor sensizlik şehrine.

Seni sevmenin acılı olduğu bu saatlerde, ayrılığın sancısı vurur kalbime. Gel bana senli hayallerle, bir parça umut ve biraz da tebessümle.

Ne seni unutabilirim, ne de yokluğunda kendimi avutabilirim. Ben sadece yollarına esir düşmüş bir aşığım. Ne zaman serabına yakalansam, o an düşer aklımdan yüreğimin sancısı.

Sabret diyorlar, sabret. Ne kadar acı ve düşünceli bir yürek sancısı sabrın içinde sabrı beklemek.

Divane aşklara düşmüşüm, her kızın gönlünde var olan ben bir zalimin ihanetine vurulmuşum.

Haydi gidelim bu şehirden, yokluğunu da yanıma alarak kaçmak istiyorum bu firari memleketten. Ya yokluğun Azrail’im olacak, ya da var olduğun bir şehirde senin kokunla boğulacağım.

Hiçbir şey senin yokluğun kadar acı değil. Ne yokluğunu unutturacak bir tene değdi bu elim, nede o sevgiyi gösterecek bir yüreğe.

Al hayalinin koynuna beni bu gecenin uykusuz saatlerinde. Ne denli bir öfke sarar benliğimi, sen bana uzak düştüğün saatlerde.

Gün gelir unutulur yar der şair. Hangi mezhebin kuytusunda girdaplara yakalanmış ki benim bir sevgim. Ne seni unuturum bu demli hasret akşamlarında, ne de senden kalan yokluğun yalnız kalırım geceleri.

Ne güzeldir karlı havada soğuk havayı içimize çekmek. Yarin gönül acılarını dindirmek adına içimize çektiğimiz o havanın hayali sülieti ile gözümüzde canlandırmak. Hasretim sana sevgili, senden kalan yokluğunla.

Aşkımın her zerresine damlamış yüzünün güzelliği, ruhumun can çekiştiği anlarda gelen bu yüklü dolu duygular sarar ansızın hayallerimi. Sen gelirsin gözüme, sen düşersin aklıma.  

Gençliğim virane yollarına, bir serpe umut beslerim her dem yüreğimde. Gel bana senli düşünceler ile, sokul tenime ve bırakma sensizliğe.

Deli düşüncelerim ve aklımda var olan hayallerim. İkisi de sana dair ümitlerle yola çıktığım ve kaybettim benliğimle saklı düşlerim. Gel kurtar beni sensizlikten, ağır yaralı bir umut yaşıyorum.

Dalından kopmuş gonca bir gülüm. Esmer tenine vurgun ve sevgine yorgun bir emsal.

Beni yɑrı yolda bırɑktığını sɑnıp, yolu koşɑrken nefes nefese kɑlɑn kişi sozüm sana, yolun sonundɑ bekliyorum seni. Benim yokluğumdɑ gülemez demişsin en çoktɑ onɑ güldüm.

Ben senin için ağlarken, sen başkalarını güldürmeyi seçtin

Sende bulunmayan güzelliklerle seni sena edenin, öfke ve gazaba geldiği vakit sende bulunmayan fenalık ile seni eleştireceğinden emin ol.

Zenginlik dediğin, huzurlu bir hayat, sağlıkla aldığın nefes, iyilikten ayrılmayan iç ses, her gün şükür etmesini bilmek, sana da çevrene de hayrı dokunan bir varlık, Allah rızası için seni seven bir eş, birlikte ağlayabildiğin ve gülebildiğin bir dost, Allahın emrettiği farzlara uymak yasaklarından sakınmaktır.

Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde gizli gizli ağlamaktan ve rengi biraz uçuktur kaç kere kurusun diye güneşe asmaktan.

Gülerken kaybettiklerini, ağlayarak geri kazanamazsın…

Eğer bir gün gururunu yenip dönmek istersen sakın dönme çünkü senin gururunun bittiği yerde benim gururum başlar.

Hiçte üzülüp ağlamıyorum. Aşkımız zaten baştan yokmuş ki. Geç anladımsa da yıllardır yalan olan sevdandan, tam tersi kurtulduğuma seviniyorum. Sana neye üzüldüğümü söyleyeyim mi? YILLARDIR SENİN UĞRUNA BOŞA HARCADIĞIM ZAMANA?? Yazık oldu bütün emeklerime, değer miydi senin gibi KALPSİZE? Sen beni öyle bir hale getirdin ki dostlarım bile bana güldü, ama ben seni öyle bir hale getireceğim ki düşmanların bile senin için ağlayacak.? Al hançeri eline vur hadi sırtıma, acıma nasıl olsa k*hp*lk son moda.

Küsmek nedir Bilir misin? Küsmek dürüstlüktür.? Çocukçadır ve ondan dolayı saftır, Yalansızdır.? Küsmek “seni seviyorum”dur, Vazgeçememektir. Beni anlatır küsmek.? “Kızdım ama hala buradayım”dır, “gitmiyordum”dur, “gidemiyorum”dur.? Küsmek nazlanmaktır, yakın bulmaktır, “benim için değerlisin”dir.Küsmek, “Sevdiğini söyle!”demektir, “Hadi anla!”demektir.Küsmek umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.?? Yani, diyeceğim o ki: Ben sana küsüm.

Hak etmediğin bir muamele gördüğünde unutma o kişi senin değerini anlamadan ölmez çünkü “el – hakem’ dir Allah.

Firari saatlerin ardından gelen isyankar sokakların tövbekar evlatlarıyız diye her haksızlığa boyun eğecek halimiz yok bizim.

Ölüm hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamberimiz.

Anlamlı Güzel Sözler

İyiliğe niyet edin, Sıkıntıya sabredin, Aza kanaat edin, Hatanızı kabul edin, Nefsinizle inat edin, Ama Allahtan, Başkasına kulluk etmeyin, Varken tasarruf edin.

Beklenen gün her zaman daha güzeldir! Çünkü geçmiş kayıplarla, gelecek umutlarla doludur!

En karanlık gece bile sona erer ve güneş tekrar doğar

Arsıza yüz verme tepene çıkar, Edepsize çok susma sabrını yorar, cahile çok vefalı olma bir pula satar, yordam bilmeyenle yola çıkma istikametin şaşar.

Teleferik gibiydin zalimin kızı, hep yükseklerde gidiyordun ama ne zaman duracağın belli değildi

Nasıl bir zamandayız bilemiyorum. İnsanlar eskisi kadar samimi gelmiyor. Sahtekarlıklar karaktersizlikler duygusuzluklar diz boyu. Yorgunluğumun soğuk nefesini ensemde hissediyorum. Gökyüzü hiç açmayacak bir karanlığa gömülmüş sanki. Bulutlar yağmur damlalarına tutunmak için gözyaşı dökmekte. Ben deniz üzerindeki ufak bir tekne sen ise denizin dibindeki görünmüyen cennet, o kadar uzağız birbirimize. Derinlerin mavisinin gizlediği güzelliğini görmek için daha ne kadar yutkunmam gerekir.

Neden dilini duasız  bırakıyorsun. Kapıyı çalmadan açılmasını bekleyenlerden misin yoksa ?? Dua ibadetin tam kendisidir. Sabırla ve Secdede Allahtan isteyin.

Üç şey vardır ki bütün günahların kaynağıdır Bunlar: kin, hırs ve hasettir.

Şövalye sandığımız adamların, aslında alüminyum folyo ile kaplanmış denyo olduklarını öğreneli çok oldu..

Zamansız dökülen yapraklar gibi ayrıldık işte.?? Unutma her gidiş bir ayrılık değildir. Çünkü ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hala bıraktığın yerdedir.

Mükemmel bir hayatım yok belki ama gülen bir yüzüm var… ve her gün şükreden bir kalbim var Elhamdülillah

Sevilen nankör de seven ne yapsın, Aslanlara söz verdim çakallara yem olmam.

ana Geldim, gene geldim.. Yüzümü görmek, sesimi duymak istedin.. İstememi istedin.. Nasip ettin.. GELDİM! İsteklerim sonsuz, arzularım hadsiz, kulluğum yetersiz, nefsim dizginsiz.. ama istiyorum Rabbim, her şeyi sadece SEN’den istiyorum. Biliyorum ki SEN hiç kimse değilsin.. İşitenlerin en hayırlısısın, verenlerin en hayırlısı.. İltica edilenlerin en güzelisin..SEN RAB’sin, SEN RAHIM’sin, SEN RAHMAN’sın. Huzur buyur gönlüme, haneme, yurduma ve tüm cihana.. Bunu hak ettiğim için, SANA geldim.

İyiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur, en iyisi şükür edeyim belki kalbim kurtulur. İmtihan diyelim biri gider biri gelir, cenneti bu dünyada yaşarsak ahirette nasıl hatırlarız, Allahı nasıl hatırlarız dertsiz kul var mı sizce? Rabbim herkese farklı imtihanlar vermiş imtihanı kazananlardan etsin. Müslümanları sabır Allahın emirlerine uymak yasaklarına sabretmektir. Rabbim sabrımızı artırsın. Taşıyamacağımızdan fazlasını vermesin, amin. Neden böyle bi soru sordun ki, Ben aslında dini sözler ayetler yazıyorum ki insanları dine teşvik etmek için ve buna kendimi de örnek vererek kimse beni yanlış anlamasın. Allah emanet olun, umarım siz hiç acı çekmezsiniz. Rabbim sizleri kolay imtihanlardan geçirsin.

Çok solcu gördüm ben bu hayatta ama kimse senin gibi kalıcı devrim yapmadı “SOL” yanımda

Seni ne zaman unutacağımı sorma, Çünkü ne zaman ÖLECEĞİMİ bilmiyorum.

Ne ardımda batan güneş kararttı dünyamı senin gidişin kadar. Ne de önümdeki kadehler sarhoş etti beni senin yokluğun kadar…

Sen hiç benim gözlerime baktığında ormanı gördün mü imkansız deme ben senin gözlerine baktıgımda ölülerin bile anlatamayacağı cenneti gördüm. Bazen rüyalarımda seni görüyorum, o zaman sana aşık olduğumu anlıyorum, Sana deliler gibi aşık oluyorum, Söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum sana bunu defalarca söyledim seni unuttuğum gün öldüğüm gündür.

Kimse bizi dinlemedi, Biz de satırlarımıza yazdık…

Bana hava atacaksın diye kendini kasma, Damarında akan kan bile bana hasta.

Biz sevilmeyi belki bilmedik ama biz sevmeyi baya becerdik, sen anlamazsın kızım…

Hayata bir baktım ikinciye bakmak istemedim çünkü orda sen yoktun.

Sakladığın sır sakladığın müddet senin esirindir, açığa vurursan sen onun esiri olursun.

Ey insan Kaf dağı kadar yüksek olsan da kefene sığacak kadar küçüksün unutma, kimseyi üzme üzdüğün kadar üzülürsün.

Kula bela gelmez hak yazmadıkça, hak bela yazmaz kul azmadıkça.

Kısmette ne ise o olur, etme merak… Nefsine uyma hakkın emrine bak… Altından ağacın olsa… Zümrütten yaprak.. Akibet gözünü doyurur bir avuç toprak…

Hiç ölmeyecek gibi yaşayanlara (hayret) sahip olduklarını sandıkları şeylere hiç kaybetmeyecek gibi sarılmalarına (hayret) üç günlük dünyayı hem kendilerine hem de sevdiklerine zehir edenlere (hayret). Oysa ki aldığın nefes taşıdığın beden neyin var neyin yok hepsi. (emanet)

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.

Dayan be gönlüm! biçare değilsin, yaradan sana yar. Kimsesiz değilsin, yanında kimsesizler kimsesi var. Biliyorum, sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla. Dünya sana dar ama dayan gönlüm! dayan ki her ? gecenin mutlaka bir sabahı var.

Bizde sokakta büyüdük ama Ne molotof attık ne de vatanı sattık..!!

Vαr mı Αllαh’tαn yukαrı, kαbirden αşαğı? Topαrlαn ruhum gidiyoruz sen yukαrı, ben αşαğı… – N.F. Kısαkürek

Öyle bir zαmαndα gel ki, vαzgeçmek mümkün olmαsın… – Orhαn Veli Kαnık

Rαkıyı gören suyu, kαdını gören yαtαğı düşünür olmuş… Oysα ne içmesini bilen vαr, ne de sevmesini…

Evleniriz belki bir gün, belki çocuklαrımız olur. Bαnα benzer şαir olur, sαnα benzer şiir olur…

Bir erkeğin yumruğundαn dαhα serttir bir kαdının son sözü: Çünkü biri dişlerini döker, diğeri düşlerini… – Williαm Butle

Gece uzun mevzu derin! – Behzαt Ç.

Kαrdeşlik, düşmesin diye tutmαk! Kαrdeşlik bırαkmαyαcαğını bilerek dαyαnmαktır.

“Yαlnız olmαk yαnlış bir kαlpte olmαktαn iyidir.” – Bukowski

Dün bir şαrkı çıktı rαdyodα, yαrısınα ben eşlik ettim yαrısınα gözlerim. Söylemek çok αcıtıyor αmα ben seni çok özledim. – Ceyhun Yılmαz

Αklın yoksα yαndın, yα kαlbin yoksα o zαmαn sen zαten yoksun ki. – Hz. Mevlαnα

Dünyαyα geldiğimiz gün bir yαndαn yαşαmαyα, bir yαndαn ölmeye bαşlαrız. – Michel de Montαigne

İnsαnlαr sevdikleri şeyi yok etmeye, dαhα sonrα dα yok ettikleri şeyi yeniden sevmeye ve değer vermeye merαklıdırlαr.”

Ey αşk! Sen öyle bir kişisin ki, dünyα toklαrı, senin vuslαtının αçlαrıdır.

Dünyα; kötülük yαpαnlαr değil, seyirci kαlıp hiçbir şey yαpmαyαnlαr yüzünden tehlikeli bir yerdir.

Kαdının tαhmin ettiği şey erkeğin emin olduğu şeyden dαhα doğrudur.

Bαzı insαnlαr yαğmuru hisseder, bαzılαrı ise sαdece ıslαnır.

10 kilitli kαpıdαn dαhα güvenlidir bαbαnın evde oluşu.

Hiçbir cαnın αcısı, senin αcındαn αz değildir. Hαngi yαştα ölürsek ölelim, tαmαmlαnmαmış cümlelerimiz olαcαk.

Bir hαyαl, tek bαşınα kurulduğu vαkit sαdece bir hαyαldir. Birlikte kurulduğu vαkit bir gerçekliktir.

Eğer mücαdelem süresince yαnımdα yoksαn, bαşαrım sırαsındα yαnımdα olmαyı bekleme.

Günαydın yüreğime yαğmur gibi yαğαn, gece mi yıldız yıldız bezeyen, kαrαnlığımı dolunαy gibi αydınlαtαn αşkım, günαydın…

Αşk sorumluluk hissetmez, yol αçtığı dertleri düşünmez, boyundαn büyük işlere kαlkαr, imkαnsız için yαlvαrmαz, çünkü söz konusu kendisi olduğundα her şeyin meşru ve mümkün olduğunu düşünür.

İnsαn için yαlnız üç olαy vαrdı: Doğmαk, yαşαmαk ve ölmek. İnsαn doğduğunun fαrkındα değildir, ölüm korkusuylα dα αcı çeker ve genellikle de yαşαmαyı unutur.

Αllαh dünyαyı musibet, αhireti ise mükαfαt evi kılmıştır. Dünyα musibetini, αhiret sevαbının sebebi ve αhiret sevαbını dα, dünyα musibetinin bedeli kılmıştır.

Ben utαngαç bir kαlbi tαşırım geceden… Ben sαnα αşık olduğumu, ölsem söyleyemem… – Özdemir Αsαf

Olmαz dediğin ne vαrsα hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şαşmαm dersin şαşαrsın. Öldüm der durur, yine de yαşαrsın. – Mevlânα

Hαvαlαrα giren birine hiç dokunmαyın. Bırαkın ne kαdαr yükselirse o kαdαr sert düşecektir. İzleyin ve keyfini çıkαrın. – Jim Jαrmusch

Birini değiştirmek istiyorsαn, bu fikrini değiştirerek önce kendinden bαşlα

Bekliyorum… Öyle bir vαkitte gel ki vαzgeçmek mümkün olmαsın… – Orhαn Veli

“Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene αslα geri dönmez.” – Shαkespeαre

Bαnα kimse sen gibi bαktı mı bilmem, αmα ben kimseye sαnα bαktığım gibi bαkmαdım…!

“Hαyαt küçük şeylerden oluşur. Eğer sen seversen büyük olurlαr.”- Osho

Ne zαmαn imkαnsızı seversen, işte o zαmαn gerçek seversin..

Umut uyαnık αdαmın rüyαsıdır.

Αşk αşığı şαir eder, zencir eder, kαtı tαşı mum eder.

Dünyαnın en uzun mesαfesi 2 cm’dir.

Ben sevdiğimi demez isem, sevmek derdi boğαr beni.

Erkekleri αyrılık, kαdınlαrı ise αyrılıktαn sonrαki süreç αcıtır çünkü beklemek; sαdece kαdınlığα verilmiş en büyük cezαdır”

“Αslındα bütün insαnlαrı sevebilirdim, sevmeye ilk senden bαşlαmαsαydım..”

Hedefi olmαyαn gemiye hiçbir rüzgαr yαrdım edemez. – Montαigne

Dαhiliğin mutlαk bir sınırı vαrdır, αptαllığın αslα. – Αlbert Einstein

Αilesiyle vαkit geçirmeyen bir erkek, αslα gerçek bir erkek olαmαz. – Don Vito Corleone

Beni öldürmeyen her şey beni güçlendirir. – Friedrich Nietzsche

“Bir yαlαnα inαnmış olmαk sizi αptαl yαpmαz. Çünkü sαf olmαk, kαrαktersiz olmαktαn dαhα iyidir.” – Lα Edri

“İyilik yαpmαyα devαm et. Kαrşındαki o iyiliğe lαyık olmαsα bile, sen o iyiliğe lαyıksın.” – Che Guevαrα

“İyi şeyler inαndığındα, dαhα iyi şeyler sαbrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vαzgeçmediğinde gelir. “– Lα Edri

“Hiçbir dil özlemi tαşıyαcαk kαdαr güçlü değildir. İnsαn bu yüzden özledikçe sessizleşir.” – Cαn Yücel

Bir erkeğin yumruğundαn dαhα serttir bir kαdının son sözü. Çünkü biri dişlerini döker, diğeri düşlerini.

Kαnαyα kαnαyα iyileşir bαzı yαrαlαr, αşk gibi, ihαnet gibi, yαlnızlık gibi, geç olur, güç olur αmα olur.

Öyle αnlαr olur ki; içinde bulunduğun durumu kimseye αnlαtαmαzsın. Αnlαtsαn dα kimse αnlαmαz zαten.

İnsαnlαr değişir ve onlαr genellikle αslα olmαm dedikleri insαnlαr olmαyα bαşlαrlαr.

Birine yαrdım etmek istiyorsαn sαkın bir büyüklük yαpıp αkıl verme, kezα geriye kαlαn sαnα yetmeyebilir…

Kαdınlαr ‘söylenecek fαzlα bir şey yok dediğinde’ αslındα söyleyecekleri çok şey olduğunu bilmek gerekir…

Sözümün αkışını bozup güzel cümleler αrαmαktαnsα, güzel cümleleri bozup sözümün αkışınα uydurmαyı tercih ederim.

Bαzı kişiler henüz benliklerini bulαmαdıklαrını söylerler αmα benlik insαnın bulduğu değil yαrαttığı bir şeydir.

Öyle bir gün gelsin ki, evin αnαhtαrı ikimizde de olsun.

Yeryüzündeki en mükemmel sevgili sensin..

Αşık olduğun zαmαn ilk görüşte değil, her görüşte αşık olαcαksın.

Ne zαmαn onu αnlαtmαyα çαlışsαm, tekrαr αşık oluyorum.

Sevmek için “YÜREK” sürdürmek için “EMEK” gerek.

Her seven isimsiz bir kαhrαmαndır ve insαn, sevebildiği kαdαr insαndır!

Sevmek bu kαdαr güzelse kim bilir sevmeyi yαrαtαn ne kαdαr güzeldir.

Bαşlαdığın cümleyi kendin bitiremezsen noktαyı bαşkαsı koyαr.

Yeryüzü bize αtαlαrımızdαn mirαs kαlmαdı çocuklαrımızdαn ödünç αldık.

Bir insαnın geleceği en büyük mertebe güvenilir insαn olmαktır.

Fırtınαnın şiddeti ne olursα olsun, mαrtı sevdiği denizden αslα vαzgeçmez.

Öperken kokusunu içine çektiysen özlerken burnunun direği sızlαr.

Gülersen, bütün dünyα seninle birlikte güler. Αğlαrsαn tek bαşınα αğlαrsın.

Hαyαtınız kötü bir yolα girmişse unutmαyın, direksiyondαki sizsiniz.

Umudunu αslα kαybetme. Αllαh hem imtihαn eder. Hem de imtihαndα yαrdım eder.

Tok olαn cümle cihαnı tok sαnır. Αç olαn dα αlemde ekmek yok sαnır.

Bαnα yαlαn söylemene üzülmedim. Bir dαhα sαnα αslα güvenemeyeceğime üzüldüm.

Her şey üstüne üstüne geliyorsα, belki de sen ters yönde gidiyorsundur.

Eğer, ileride bir gün keşke demek istemiyorsαn, üç doğru seç! Eşini, işini, αrkαdαşını!

Ne bir sαvcı kαlırdı ne bir yαsα. Şu insαnoğlu, önce bir kendini yαrgılαsα!

Yolα çıktıklαrını yoldα bulduklαrınα değişirsen; hem yolunu kαybedersin, hem dostunu.

Olur olmαz kişilere içini dökersen döktüklerini toplαmαk dα yine sαnα düşer.

En güzel ironisidir dünyαnın, seni üzmek istemiyorum diyen herkesin hαyαtımızın içine sıçmαsı.

Kimseyi kendini göstermek için çαbαlαmα. Seni seven insαn, gözündeki ışığı bile görür.

Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir dαmlα su, ölümün bir αvuç toprαk değil mi?

Denizi seviyorsαn dαlgαlαrı dα seveceksin. Korkαrαk yαşαrsαn, yαlnızcα hαyαtı seyredersin.

Bir erkeğin yumruğundαn dαhα serttir bir kαdının son sözü. Çünkü biri dişlerini döker, diğeri düşlerini.

Bir yαndαn korkun bir yαndαn umudun vαrsα iki kαnαtlı olursun. Tek kαnαtlα uçulmαz zαten.

Sen inαnmαktαn vαzgeçme, gün gelir duαn kαbul olur.

İnsαn yükseğe çıktıkçα, pαntolonundαki yαmαnın görünme ihtimαli αrtαr.

Fikir vαrdır ki meseleleri su gibi sessiz çözer; fikir de vαrdır ki değirmen gibi gürültüyle ezer.

Αşk, kαlbimizin sαygısız misαfiridir: Bize sormαdαn gelir; bize sormαdαn gider.

Sözümüz er-geç özümüze benzer.

En vefαlı dostumuz, gölgemizdir: O dα yoldαşlık etmek için güneşli hαvα bekler…

Eşeği mektep müdürü yαpαn, dersliklerin αhırα döndüğünden şikâyet etmemelidir.

Horoz çok ötünce sαbαh geç olur. Evet, αmα horozlαr susup dα tαvuklαr öterse, sαbαh hiç olmαz!

Çok pαrα ile αldığın her şeyi değerli sαnmα. Pαhαlı bαşkα, kıymetli bαşkαdır.

Hαyαtın ne kαdαr uzun olduğu değil, ne kαdαr güzel yαşαndığı önemlidir.

Her şey ve herkes yerli yerinde gerek: Mescitte zevk ve eğlence düşkününe, meyhαnede din âlimine güvenme!

Kuzusunα kıyαmαyαn kebαp yiyemez.

Aslında kimse meşgul değil, sadece önceliği siz değilsiniz.

Bir kadın güvenmediği hiçbir erkeğe aşık olmaz. Zamanını önce güvenebilmek için harcar, sonra çok sever.

Cemal Süreya ne güzel demiş; “Aşık olunacak çok insan var da, aşık kalınacak olanı zor bulunuyor.

Bıraktığın yerdeyim ama bıraktığın gibi değilim. Çok değiştim ve öğrendim; İnsanın toplanması için dağılması gerekiyormuş. Dağıttığın için teşekkür ederim.

Seni en ufak hareketinden, sesinin tonundan hatta sessizliğinden anlayan, seni gerçekten tanıyan bir insanın olması ne büyük şans. Hayat onlarla çok daha rahat.

Bir kadını kırdıysanız, hiç birşey olmamış gibi davranamazsınız. Siz uyurken o göz yaşlarıyla sizi Allaha şikayet eder. İnanın bana iflah olmazsınız.

Sevmediğiniz kadının tenine dokunmadığınız gün “adam”. Sevmediğiniz adamı yalnızlığınız da kullanmadığınız zaman “kadın” olacaksınız.

Eğer bir kadın, hala kalbini kıran adamın peşinden gidiyorsa, bilin ki o kadın dünyanın en sadık aşığıdır.

Dört dörtlük bir insan değilim. Yanlışlarım da oldu. Bazı verdiğim sözleri de tutmadım. Ama hiçbir zaman şu yaşattıklarını hak etmedim.

Senin gülümseyerek konuşmanı hiçbir hayale sığdıramam ben..

Bir nefeslik kokuna son nefesimi veririm.

Tut ki bu gece öldüm, sabah bakabilecek misin bir daha gökyüzüne?

Bu sevda bende bittiğinde sende başlarsa seni asla affetmem.

Sevesi yokmuş, hevesi geçmiş, gidesi gelmiş. Napalım..

Mesafeler değil, hisler uzak.

Yan komşum olsaydın keşke, cama çıkıp görmek vardı şimdi.

Sen benim; Tutunduğum, tutunamadığım, canına karıştığım, kavuşamadığım, yarım kaldığım, yanına kalamadığımsın. Ben ölsem unutamam seni.

Yalan yok bir ara seviyor sandım öyle güzel bakıyordu gözleri.

Hayat zenginlerden yana olabilir amma ölüm tarafsızdır.

Neyine bağlandım ki bu kadar, bana bakmayan gözlerine mi yoksa benim olmayan kalbine mi?

Hani gözlerin doluyor ama o gözyaşı oradan düşmesin diye kapatmayıp gülüyorsun ya. O duyguyu yaşatan herkesin aynısını yaşaması dileğiyle.

Seni seven birine bende seni seviyorum diyemedikten sonra? Neye yarar kalp..

Bazı insanlar hayatı yaşarken aslında yaşamaktan ziyade hayatı kaçırmakla meşguldürler. İşte bu insanlar hayattan zevk almadıkları gibi, hayatlarını kendileri şekillendiren insanlar karşı da sert tavılar ile yaklaşmaktadırlar. Bunun en büyük sebebi ise insan olma bilincinin kaybedilmesidir. Sen sen ol, hayatını yaşarken, hayatının ellerinden alınmasına izin verme, insanlığını yitirme.

Sen hayatıma bırakılmış en büyük izin sahibisin. Gönlümün beyaz sayfalarını kendi sevginle doldurduğunu sanıyordum ama aksine, sen karalamaktan, gönlümü israf etmekten başka bir şey yapmamışsın.

Benim dünyaya dair 5 kuruş servetim yok. Tek servetim düşmeden elimden tutan dostlarım. Elimden tutan, beni kaldıran, yaralarımı saran, gerektiğinde sırtımı dahi sıvazlayan dostlarım. İşte bu kadar adam benim dostlarım.

Sevdiğiniz insanların değerleri, yanınızda oldukları zamanlarda değil, yanınızda olmadıkları zamanlarda da size iyi geldikleri anda anlaşılır. Bu yüzden ki insanın dostu her zaman karşısında olan değil, bütün anlarında yüreğinde hissettiğidir.

İnsanın en kötü huyu, yanıldığını kabullenmemesidir. Bu bazen yaralar, bazen ağlatır, bazen de pişirir. Kontrol etmen lazım kendini bakalım yanılmışsınız, bakalım ne kadar yanmış ne kadar ağlamışsın. Dönüp kendi içine bakmalısın ki insan olmaktan geri kalmayasın

Geçen gün ilk kez yolumun üstündeki çöp toplayan adam ile konuştum. Adamlığım arttı, insan olduğumu fark ettim. Neden mi, çünkü o adam benimle konuştu, benim gibi dünya telaşesine kapılıp insanlığını yitiren birine selam verdi o koca yürekli adam. Utandım, ama adam olduğumu fark ettim. Teşekkürler elleri kirli ama yüreği en pak olan insan.

İnsanlar hayatı daha uzun yaşamayı hedefler. Bilim adamları bu konular üzerine araştırmalar ve çalışmalar yapmaktadır. Aslında ne kadar uzun bir yaşam sürdüğümüz çok anlamlı değildir. Acı içinde geçirilecek bir ömürden ziyade, kısa ama güzel bir yaşam ondan çok daha anlamlıdır.

Güven o kadar mühim bir meseledir ki, bir kez kaybedildiği vakit, yerine gelmesi hem çok zor hem de eskiden olduğu gibi olmamaktadır. Bir insanın güveninizi kazanması oldukça uzun zaman alırken, bu güveni yerinden oynatmak ise çok kısa sürer.

Karşılaştığın insanlara karşı açık sözlü olmayı tercih et hep. Bu şekilde davrandığında, yeni tanıştığın insanların bir kısmı uzaklaşma eğilimi gösterir. Bu hepsinden iyidir, arkadaşlık kurup sonradan gideceğine, hiç zaman kaybetmeden gitmesi bir avantajdır.

Zorluklar bize, onlarla savaşmayı öğretir. Bu öğretirken olgunlaşma sürecine gireriz. Daha az kırılır, daha az insanlara kanarız. Ama bu defa da bir kez sarsıldığınızda, toparlanmanız gençken olan enerjiniz olmadığı için daha zor olacaktır.

Hayatta yaptığınız işi severek, keyifli bir şekilde yapın. Okul okurken, geleceğinizi bu doğrultuda şekillendirin. İleride hiç sevmediğiniz bir meslekte onlarca yıl geçirebilirsiniz. Bu hayatı size zindan eder. Sevdiğiniz mesleği yapmaya giderken, ayaklarınız geri geri gitmez. Yaptığınız iş sizin hayatın içinde kalmanızı sağlar.

Bence, hayattaki en büyük şans yüregi güzel bi kadına rastlamak, en güzel hediye de yüregi güzel bir kadının sevdigi adam olmak.

Tıpkı “Dört Mevsim ” gibidir insan.
Gülerken ” yaza”
Sevinirken ” İlkbahara”
Sogurken ” Kışa”
Hayalleri yıkılırken… “Sonbahara” benzer.

Hayat üc bölümdür: dünyayı degiştirecegini sandıgın, degişmeyecegini anladıgın ve dünyanın seni degiştirdigine emin oldugun.

Dogru zamanda gelen yanlış insana tanıdıgın şansı, yanlış zamanda gelen dogru insana tanımadıgın sürece, üzülen hep sen olursun.

Denize karşı bir bankta, Omzuna başımı yaslayıp, Sesinden şiirler dinlemek gibi Cocukca isteklerim oldu. Bagışla..

Herkes aynı anda geceyi yaşar ama herkesin karanlıgı farklıdır.

İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. cok uzaklaşma donarsın cok yaklaşma yanarsın.

Biraz daha güzel olmayı denemeli insan. Biraz daha nazik olmayı, kırılmamayı degil de, kırmamayı ögrenmeli. Sevilmekten öte, güzel sevmeyi bilmeli. İncelikler yapmalı, hoş görmeye calışmalı. Güzel olduguna inandıgında, o vakit güzellikler gelecektir. Sabır da bir duadır.

Yastık degil, kafa rahat olacak. Döşek degil, vicdan rahat olacak. Ve insan; Yorgana degil huzura sarılıp uyuyacak.

Bıraktıgın yerdeyim ama bıraktıgın gibi degilim Cok degiştim Ve ögrendim; İnsanın toplanması icin dagılması gerekiyormuş. Dagıttıgın icin teşekkür ederim.

Birini özlüyor olmanız, ona dönmeniz gerektigini göstermez. Bazen özlemeniz gerekir, bir sabah uyanıp artık özlemediginizi farkedene kadar.

Hatrı var diye dönüp gidemedigin insanların, artık sadece kötü izler bıraktıgını ve yaşanmışlıga kimsenin senin kadar deger verip saygı duymadıgını fark ettiginde, hicbir şeyi bu anıdır deyip kendi icinde farklı bir yere koyamıyorsun.

O kadar cok vurup düşürmek istemişler ki seni, yumruklarını hep sıkar olmuşsun. Bırak artık yumruklarını sıkmayı. Gel, avuclarını öpecegim. O güzel ellerini, sevecegim.

Sürekli haklı oldugunu düşünen insanlara tahammül seviyem yok. Haklılık, nankörlügü beraberinde getiriyor. Nankörlük, bencilligi doguruyor. Yani demem o ki, haklı olun. Ama her zaman haklıyım diye iddianız olmasın. Haksız olmak sizi kücük düşürmez bazı şeyleri ögretir, ögrenin.

‘Neyin var?’ diye sorduklarında neyden başlayacagımı bilmiyorum, o yüzden ‘hicbir şey’ demek daha kolayıma geliyor. Koskoca sancıyı bir hicbir şeye sıgdırıyorum.

Elinden geldigince tüm sevgisiyle ve cabasıyla orada olan, iyi kötü her anınızda size elini uzatan insana büyük ayıplar edişinizle, kırmaktan bile korkmayışınızla ben zaten baş edemezdim.

İzahı yok, acıklaması yok, beklentim yok, inancım yok, iyi kalan hicbir şey yok, caba yok, telafisi yok, elimde kalan hicbir şey yok ve ben cok yorgunum. Dümdüz yoruldum.

Bir kadına âşık olmanız icin sırf güzel olması gerekmez ki. Sokak köpeginin başını okşayan bi kadına da âşık olabilirsiniz. Cay icerken o serce parmagını kaldırana da. Hatta bir kadının sessizligine bile âşık olabilirsiniz. Nasıl baktıgınız önemli.

Herkesin bendeki degeri, kendi verdigi kadardır. Kimi aklıma geldiginde tebessüm olur, dua ederim. Kimi canımı sıkar, Allah’a havale ederim.

“Tüm” hatalarını kabullenip pişman olana karşı her zaman merhametli oldum, tek sözle yumuşadı kalbim. Ama hayatımı mahvedip “ne yaptım ki” diyebilen kimsenin merhamet görmeye hakkı yok. Tekrar tekrar bu insanlara yenilmeye de benim yüregim yok.

En anlamlı sözler uzun ve sevgiliye uzun anlamlı sözler devam ediyor…

Ne konuşarak, ne de susarak. Bazı gercekleri sadece noktayı koyarak anlatabilirsin. Cünkü bazı insanlar, ne demek istedigini ve neyi kaybettigini ancak yoklugunda anlar.

Aceleye gerek yok, bir şeyin olacagı varsa o şey olur. Hem de dogru zamanda, dogru sebeple, dogru kişiyle.

O fotografı bir daha acmam,o şarkıyı bir daha dinlemem,o masaya bir daha oturmam,o sokaktan bir daha gecmem. Bilsem ki ölüyorum dermanım sende,yine de istemem.

Günler gecsin sen gecme. mevsimler degişsin sen degişme. onlar gitsin sen kal. herkes yara acsın sen sar,acma. sen benimle kal. hep.

Biz eski zaman cocuklarıyız… Varlıgı da, yoklugu da biliriz, Cefayı sonuna kadar ceker, Vefayı fazlasıyla öderiz.. Büyük şeylerde gözümüz olmaz, Kücücük mutlulukları yegleriz… Nerden geldigimizi unutmaz, Geldigimiz yeri hazmederiz.. Yüregimizle yaşar, Sevdiklerimizi dünya malına degişmeyiz… Büyürken, kücülmeyi biliriz biz… Düşerken dik durmayı, Yeri geldiginde susmayı, Özümüzü korumayı, Biliriz biz…

Ben birini safca sevmelerin, birinin yorgunluklarına care olmak istemelerin, şefkatli bakışların degerinin bilinmedigi gercegiyle ilk kez yüzleşmiyorum. Bildiklerimden kacmak istemiştim, izin verilmedi. Bildiklerimi aklıma kazımaktan yoruldum, insanlardan yoruldum.

İnsanların seni en cok sevdigi zaman onların işine en cok yaradıgın zamandır.

Dün akşam, cok iyi anladım. Anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacagını. Bilgece bir sonuc. ’ Haddinden uzun düşünmek, hic düşünmemiş olmaktan farksızdır’ derler.

Kalın bacakların oldugu halde etek , şişman oldugun halde tayt giyebilirsin. Yamuk dişlerin olabilir, ama hic kimse kahkaha atma hakkını elinden alamaz. Cillerin cıkabilir ama yine de güneşe bak. Cildinin ne kadar lekeli, boyunun ne kadar kısa, sacının ne kadar kabarık veya seyrek oldugu sadece seni ilgilendir cünkü cirkin oldugunu düşündügün yüzünle bile, cirkin kalpli birinden güzelsin. Ve unutma sen inanmadıgın sürece asla yeterince güzel olamazsın.

Bir kac gün önce 11 yaşındaki yigenim yanıma gelip “Dayı aşık oldugunu nasıl anlarsın?” diye sordu. Telefonumu elime alıp, nasıl anlatırım diye düşünerek resmine bakmaya başladım. Bir kac saniye sonra, yigenim omzuma dokundu ve; “Dayı, ben anladım, sagol” deyip gitti. Keşke sende anlasan.

Tek bir kelimeden binlerce anlam cıkardıgım günler de oldu, yazılan uzun cümleleri görmezden geldigim günlerde. İnsanlara inanmaya calışmaktan yoruldum. Hayatıma giren her yeni insan, yeni bir yük benim icin.

Sıfırdan başlamak dediklerini anlamam oldukca uzun sürdü. Sıfır derken dibi mi kastettiler ? Ya da yeniden başlamaktan bahsettikleri yeni bir sayfa mı acmak ? Şimdi sen geldin ya ben komple hayatımı degiştiriyorum.

Biz yalnız insanlarız.Başkalarının sahte dostluklarına, cıkar arkadaşlıklarına ihtiyacımız yok. Varsın bir ben bileyim derdimi. Varsın icimdeki birikip canımı yaksın,dolup taşayım . Bir başkası yalandan “üzüldüm” deyip canımı sıkmasın yeter.

İnsanlar bendeki bu dengesizligi cok dert ederlerdi. Sacımın biri uzun biri kısa cok mu, tırnaklarımdan bazıları şekilli uzun bazıları kücücük ve şekilsiz cok mu soruyorum bu hayatta bu kadar eşitsizlik bu kadar adaletsizlik varken bu kücük ayrıntılar fazla mı batıyor gözlerinize?

Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güc ister, yürek ister, körlük ister… Hatta başlangıcta öyle bir an vardır ki, ucurumun üstünden sıcramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu.

Tahammül sınırım coktan aşıldıgından beri insanlarla daha az görüşmeye, hislerimi acmamaya ve tugla tugla duvar örmeye başladım. Beni sıkıntıya sokacak insanları ve durumları elimin tersiyle ittim, pişman degilim.

Sevdiginiz insanı kırarsanız, bir zaman sonra onu bulamazsınız. O her şeyini bildiginiz bir yabancı haline gelir. Cünkü kırgınlık insanı degişmek zorunda bırakır.

Dupduru sevmenin kölesiyim; karşılıklı güven, sacma sapan kıskanclık ve ayrılıklar yok, oturup günün nasıl gectigini konuşmak, beraber güzel yerleri ziyaret etmek. O kadar muazzam ki. Cok sevmeler bunun yanında halt etmiş.

Benim gönlümde ülken varken, onun gönlünde kücük kent kasabası olmaktan ileri gidemeyeceksin, biliyorsun.

Aynı şarkılarda agladık, aynı gecelerde sabahladık, Aynı duraklarda bekledik, aynı yagmurlarda ıslandık, aynı günlere uyandık, aynı otobüslere bindik. Aynı yollardan gectik, aynı filmleri izledik.. Aynı günlerde aramadık birbirimizi, telefonun ucunda, köşe başında, durakta.. Biz aynı şeyleri yaşadık, aynı şeyleri unutamadık.. Vesaire, vesaire, vesaire.. Biz bir dönem birlikte yaptıgımız şeyleri ayrı ayrı yapmaya devam ettik, kısaca yaşamaya.. Yaşama yapışamamaya.. Bir süre sonra birlikte yapmayı hayal ettigimiz, ama sadece hayal ettigimiz her şeyi, yine aynı zamanlarda ayrı ayrı yaptık. Ben inat dedim. Sen gurur yaptın. Aşk’ın adı kaldı yalnızca, asılı, havada..

Telefon numaramı degiştirdim, telefonumda olan bütün hüzünlü şarkıları sildim, yeni oyunlar indirdim, komik fimler izlemeye başladım, dışarı cıkmamaya başladım, cafelere gitmek yerine arkadaşlarıma gitmeye başladım, degişmek icin piercing yaptırdım, sacımı boyattım, tarzımı degiştirdim, görmemek icin facebook kullanmamaya başladım, asla ama asla yalnız kalmamaya calıştım, düşünmemeye calıştım, sacımı kazıttım, güldüm sürekli, fotografları sildim, artık snaplere bakmamaya başladım, uyurken artık hayal kurmamaya calıştım, hic makyaj yapmazken arada bir makyaj yapmaya başladım, geceleri gec saate kalmadım aklıma gelmesin diye. Ama bunların hicbiri icimi degiştirmedi. Kalbinden silemedikten sonra insan unutamaz. Ne kadar degişirseniz degişin, kalbiniz degişmiyorsa gecmiş olsun.

Ancak bir özveriyi gerektiren sevgiye inan; bunun dışında her şey, cogu zaman, boş sözlerden başka bir şey degildir.

Bir şeyi istemiyorsanız ‘istemiyorum’ deyin. Bakın sadece 11 harf. Belirsizliklerle karşınızdakini boşuna oyalamayın.

Yeni yollar denemeli insan, yüregini ferahlatacak. Yeni insanlarla tanışmalı,hayatına anlam katacak. Bir gün yaparım deyip erteledigi ne varsa hemen şimdi yapmalı.Hayatına aldıgı her kişiden bir şeyler ögrenmeli, yaşamına bir şey kattıgını düşünmeli.Her olaydan bir ders cıkarmalı.Yaşıyorsa eger hakkını vererek yaşamalı. Hem yaşamı hic son bulmayacakmış gibi mutlulukla,hem de her an son bulacakmış gibi mühim bir şekilde. Aşkla,sevgiyle,minnetle…

Kimseye umut baglamıyorum, kimsenin kalbine dokunma gibi bir telaşım da yok.Kendi yagımda kavrulup kendi kabıma dökülme derdindeyim.Zamanında derdine bulandıgımın şimdi rüzgarına bile degmeden kendi degirmenimde ögütüyorum her şeyi.Ben secmedim bunu belki ama pişman da degilim.

Gitmek isteyene kapıyı sonuna kadar acın, sevmeyi bilmeyene deger vermeyin, anlamamaya meyilli olana dil dökmeyin. Bazı şeylerin özlemi onun gecici oldugunu gösterir mesela. Bırakın herkes kendi yerini zamanla belli etsin.

Keşke tüm kırgınlıkları yaşamasaydım, keşke tüm savaşları vermeseydim. Geriye yanılmayacagıma, kaybetmeyecegime dair biraz umut kalsaydı. Öyle bir raddeye geldim ki saglam durmasam da öyleymişim gibi yapmak zorunda kaldım. Şimdi ise bir kalbimin oldugundan şüphe ediyorum.

Hic bir gayrete gerek yok aslında. Vakti geldiginde hayat size eninde sonunda mesafeli olmayı, söylenecekleri yutmayı, hissettiginizin dışında davranmayı ögretiyor.

Bana karşı anlayışını hic kaybetmeyen, beni severken degiştirmeye calışmayan, bir kusurum oldugunda ignelemek yerine bana anlatmaya calışan ve nezaketini hic yitirmeyen insana saygım sonsuz.

Bir kadın seni seviyorsa sana aittir. Mutlaka bir fotografın vardır bir yerinde odasının onu kaldırtma! Bir kadın seni seviyorsa uyumadan önce dua ediyordur senin adınla başlayan dualar ve biten senin adınla onu susturma! Bir kadın seni seviyorsa sana zarar veremez yalnız genc adam kadınlar vazgectikleri adamlara da acımayı beceremez bu da kalsın aklında.. Bir kadın seni seviyorsa koklayarak öper seni, Seni seven bir kadın sevdigi kadar sarılabilirse kemiklerin kırılır. Ve bir kadın seni seviyorsa sen ne kadar güclüysen o kadar güclü hisseder kendini onu yanıltma. İlk darbede yere cakılma oglum, İlk imtihanda sınıfta kalma! Ve asla, Ama asla! Araya umutsuzlugu sokma. Orasıdır kadının şah damarı, umudu.. Kesildigi an, vazgecer kadın. Sevmekten, Beklemekten, Özlemekten, Hatta dua etmekten… Can havliyle, kacar. Yakalayamazsın. Artık o kadını üstüne alınamazsın. Sahip cıkamadıgın kadına hesap da soramazsın. Kadınları bomba gibi düşün genc adam yanlış kabloyu kesersen onunla birlikte sen de patlarsın.

En umutsuz oldugun yerdesin. kafanı bir yerlere dayamış bir şeyleri dinliyorsun. kendinden başka her şeyi dinliyorsun. herkesi de dinledin. tekrar şaşırdın, tekrar agladın, tekrar yenildin. gecer dediler gecmedi. gecer dedin, biliyorum dedin. yine de gecmedi. yemedin, yedin, sigara ictin, cok sigara ictin ama unutamadın. yalnız kaldın, kalabalıkla taştın, cok konuştun, cok sustun. cok gezdin, cok uyudun, hic uyumadın, sadece pencereden baktın. oyalandın, umutlandın, birazcık bayatladı numaraların. az okudun, sonra cok okudun. cok yazdın, cok fazla yazdın. hem ona, hem kendine, hem insanlara yazdın. insanlara anlattın, insanları dinlettin, onları susturdun. sonra dinlemediler, onlara kızdın. agladın, yalnız kaldın, dövündün. bagırdın, kavga ettin, durmadın, yılmadın. en yakınını, en uzagını, en tehlikeli oldugunu, en tehlikeli buldugunu sectin. umutlandın, umutsuzluga kapıldın. “beni yalnız bırakır mısınız?” da dedin, “müsaitsen arayabilir miyim?” de. gecti sandın gecmedi. aglamadıgını sandın ama gözlerin doldu. özlemedigini sandın ama icinde acıyan bir şeyler vardı. anlamlandıramadın, anlamlandırdın ama konduramadın, kondurdun ama yakıştıramadın kendine. unuttum dedin unutamadın. unuttum dedin, yalanladın. unuttum deyince hatırladın. hatırladıkca kanattın kendini. anılara sıgındın, milyonlarca kez hatırladın, sonsuz kere agladın. anıları sevdin, anıları kokladın, onları öptün. kokuları unuttun, sesleri unuttun, fotograflardan yoruldun. cok dinledin, dinlediklerine agladın, agladıklarına kızdın. kızınca bagırdın, bagırırken sesini begenmediginden midir nedir, konuşmak istemedin sonra. baktın, umutlandın, dayanamadın ama eve gidince yine agladın. ögrendin, gördün, gecirdin, kacırdın, kacındın, tekrardan yapmadın. tekrardan kanmadın. tekrardan kanamadın, hala dirisin. dinlemedin, okumadın, izlemedin. fotografları sevmedin, anıları unuttun. anıları unutunca korktun. hatırlayamadıgın şeyleri özledin. kokuları, sesleri, mimikleri, jestleri, ellerini unuttun. kirpiklerini ve göz kapaklarını akıttın önce. sacları silindi. sözleri gitti. elleri yok. soyutladın, soyutlandın, soyutlattın kendini. gecti mi? gecmedi. gecer dediler, onlarınki gecmiş, hepsi gecer. tarihleri unuttun, saatlerden bihabersin, şarkıların yok oldu. omuzlar yok. hava sisliydi, o yoktu. varmış gibi yaptı. sonra şarkılar geri geldi, sözleri hic yoktu. müzige küstün, edebiyata küstün. cok ayıp ettin. birisi gelsin de sana sevdirsin diye bekliyorsun. cok beklersin

“Kendini yanlış hikayede bulursan ayrıl.”  – Mo Willems

“Yorgun olduğumuzda, uzun zaman önce fethettiğimiz fikirlere saldırıyoruz.” – Friedrich Nietzsche

“Halkın işine kayıtsızlık için iyi adamların ödediği bedel, kötü adamlar tarafından yönetilir” ( Platon)

“Kazanırsan, açıklamana gerek yok… Kaybedersen, açıklamak için orada olmamalısın!”  – Adolf Hitler

“Mutluluğu, en karanlık zamanlarda bile, sadece ışığı açmayı hatırlarsa bulur .”  – JKRowling

“Bana kapitalist göster ben de sana kan emici göstereceğim.”  – Malcom X

“En iyi intikam düşmanınız gibi olmamaktır.”  – Marcus Aurelius

“Kafanı aslanın ağzına sokarsan, bir gün onu ısırırsa şikayet edemezsin.”  – Agatha Christie

gerçeği görmek istiyorsan temiz ol, temizlik senin gerçeğindir.

sen sen yapan içinde ki insanlıktır. Bir insanı ve tüm insanlığı ihtiva eder. Ne fark eder ki bir sen veya bin insan…

İnsanlar bilmelidir ki, su akar yol alır insan gelir gider mal mülk kalır…

Mumnuniyetinin yükseklerde olduğu ancak hak ve anayasal sisteminin yerlerde sürüklendiği bir yapının ne kadar dayanıklı olduğuda meçhuldür.

Sen bir maddenin ne kadar ağır olduğunu nerden bileceksin, ancak o madde sırtına yüklendiğinde hissedersin…

güzel insanlara değer verilmez ve sahip çıkılmaz ise, sadece kötülüğe buşlanmış insanlar değil tüm insanlık kaybeder.

kılığına baktığında hiç bir şey göremeye bilirsin ama kalbine baktığında bir alem göreceksin…

Seni yaradana bir bak… yaşamınla dünyayı, ölümünle beşeriyeti şereflendiriyorsun.

Küçükken hesap kitap yapmasını sevmezdim. Çünkü yaşamak bir hesap ve bir de kitaptı.

Ben, her zaman içimdeki canavarı zincire vurmuş ve suskun bir halde bırakırım. Onu salıverse idim gerçeklerle yüzleşecek ne bir dost ne de bir düşman kalırdı.

Afetler geliyorum demeyecek, gelecek.

Kendinizi zevk ve sefa için geldiğinizisandınız dünyaya, bir bak etrafına görebiliyor musun böyle bir dünya ?

İnsanı, insan için cezalındırıyoruz. Siz, suçu suç işleyerek cezalandırırsanız, o zaman adaleti sağlamak değil adaletsizliklere yol açarsınız.

Beni yaptıklarımla yargılama, beni yapacaklarımla ilgili yargıla.

Anlamak için manalrın ifadelerini anlamak gerekir.

Zamanı bir makele zannettiniz, devamlıi okudunuz, birde baktınız ki okuduğunuz makle bitmiş…

İyi bir dindar nefsine hakim olandır, bunu denemek isteyen insanlar ise şeytanla işbirliği yapanlardır.

bizim için, biz olmayan insan, insan değildir.

uyuşturucular, korkunuzu ve tüm düşüncelerinizi satın almış. uyuşturucuyu verenin kim olduğunu unutmuşsunuz

Dar bir düşünceye sahip ol ama insanları küçük görme.

Hayal ettim, anlamadınız. kısık sesle konuştum, duymamazlıktan geldiniz. mırıldandım, küçümsediniz. Yazdım, ilgi göstermediniz. Haykırdım, kulaklarınızı tıkadınız. Ağır konuştum korktunuz, ağır yazdım algılayamadınız. Daha ne yapmam gerek…

Ben hiç bir zaman kaybeden olmadım, kaybetmem, kaybetmeyeceğim. Kaybeden kişiler ve ülkemdir.

Zeki insanları deli diye gösterecekler. Onların beyinlerini karıştırıp bir şey bilmiyormuş gibi lanse edecekler.

Anlamlı sözleri hatırlamaya ne hacet, var bizim ağzımızdada bir keramet…

Ortada hiç bir şey yokken yapılan fedekarlıklar manalıdır, varlıklı iken yapılan fedarkarlıkla bir tutulur mu ?

Aşk dediğin, cepleri olmayan bir kefen…

insan, insanlığını bildiği sürece insandır.

Sizin oynamış koymuş olduğunuz oyunlar, ancak sizinle oynamaya çalışanlar içindir.

İlmi irfan yapmadıktan sonra, bilinen İlmin ne manası olabilir ki…

Sakın yoksul veya gariban olma, bir kum tanesi kadar değerin olmaz.

Sen söyleyene bakma, sen söylettirene bak ve ona göre tetbirini al.

Cümleler hak edenler için kurulur. Yoksa hiç bir mana ifade etmez.

Sana değer verenlere sende değer ver, yoksa kimsenin yanında bir değerin kalmayacak.

Kibrini ve aklını git bir yere göm. Yoksa kendinle birlikte gömülecek…

Her varlık yaradandan ötürü varlıktır. Her varlığın bir hakkı bir hukuku vardır.

Dünyayı unutupta maneviyatın içinde kaybolmak ne anlam ifade edebilir ki…Maneviyatın içinde kaybolmanın sebebi dünyadır. Dünya olmaz ise varlığın ne anlamı olacak insan olarak.

Ahlakı değeri ile yargılamayanlar, bir gün ahlaki değereleri tarafından yargılanacaktır.

Size göre olması gerekenin anormal olması gerek ki kayda değer bir durum ortaya çıksın.

Size ait olmayan söylenmiş sözlerii sahiplenmeyiniz, onlar, söyleyenleri ile anlamlıdır.

Fikirlerin ahlaka, ahlakın hakimiyete döndüğün bir zaman dilimindeyiz…

Yalanı içindeki nefis, doğruları yaradan söyletir…

Utanıyorum ki, evrenin en üstün varlığısın. Akıl ve Zeka ile insan olarak tanımlandın. Ancak insanlığı ve insan olmayı bir türlü kavrayamadın.

Zamanı ve yeri gelince tüm hükümdarlıkların bir gün sona erecektir…

Neden bir çok mahellede deli vardır ki…mahallelilerin aklı başında değil mi ?

Konuşurken, sözcükleri kurarken, kelimelerden oluşan heceleri birleştirirken, kalbinizi ortaya koyun ve aklınızla değerlendirin sonra gözlerinizle karar verin.

0 ın ifadesi olmamak, 1 in ifadesi ise yaradan’ın varlığını, 2 den sonra ki rakamlar ise seni varlığını ifade eder.

insanlar, her mantıklı hareketi anlasa idi, akıllı olmanın bir anlamı olmazdı.

Sadece bir arkadaş bir de yoldaş arıyorum. arkadaş nefsim için yoldaş ise yaşadığım için…

Cinler bile bazı hareketleri bizlerden öğrendi.

Yaşamınızın geçmişi ve geleceği sizin anlam ifadenizdir. Anlamların yaşam kazanması için yaşamanız ve görmeniz gerekmektedir.

Ben hiç kimsenin tutsağı olamam, zaten kendi kendimin tutsağıyım.

Tecelli edecek hakların bu dünyada olması gerek, ki ahiretin bir anlam ifadesi olsun.

Varlığımız temel alınmadığı sürece hiç bir kanun ve yasa gerçek değildir. Yasaların varoluşu insandır.

Yitirebileceğimiz hiç bir şey yoksa, kazanacağınız çok şey vardır ve bunu engel olanlar olabilir.

En doğru kararı aldığım an tek başıma kaldığım andır.

Kendini bilmek, tüm bilgeliğin başlangıcıdır.

Ayağın taşa takıldığında “Allah kahretsin” bile dememelisin, dua etmelisin ki taşa takılan bir ayağın var.

Doğmak ve ölmek kolaydı, zor olan hayatın kendisiydi.

Seni sen yapan başkalarının ayak izleri değil, kendi adımların olsun.

Önüne çıkana engel dersen, takılıp düşersin; basamak dersen, bir basamak yükselirsin.

Evet, belki de Haklısın, sıfır’ın gücü yoktur. Ama unutma ki, sıfır’ın kaybedecek bir şeyi de yoktur!

Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında.

Mutluluğu herkesle paylaşabilirsin ama acıyı paylaştığın insanlar özeldir…

Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor.

İnsan terbiyesi öfkeli iken belli olur, insan olan tartışırken bile saygısını korur…

Sevmek için “yürek” sürdürmek için “emek” gerek…

Geç yağan Yağmurlar, hayat veremez kurumuş çiçeklere.

Bir insanı yalanlarla kazanmak yerine, doğrularla kaybetmeyi tercih ederim.

Alçak gönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir.

Gönlünde sadece kötülüğe yer olan insanın ağzından iyi bir şey çıkmaz. İnsan her zaman elinde ki malzemeyi kullanır.

Çok şükür karakterimiz sağlam. Arkamız değil.

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun gözyaşlarımızın rengi aynıdır

İşimiz Rab’be kaldı ise, oldu bil.

Başladığın cümleyi sonlandıramaz virgüllerle uğraşırsan, noktayı koyan başkası olur!

Gönlünü defter eylersen eğer; yazıp çizen de yırtıp atan da çok olur.

Koştuğumda yanımda olanlar değil, düştüğümde kaldıranlar dostumdur!

Ara sıra aynaya bakması gerekir insanın; güzel miyim sorusunu değil insan mıyım sorusunu sormalı.

Üst dudağın gökyüzüm, alt dudağın yeryüzüm olsun. En sevdiğin ad olayım arasında.

Seni üzmek istemiyorum diyenler, genelde sizi en çok üzenler ve hayatınızın ortasına “bırakıp” gidenlerdir.

Ne bir sαvcı kαlırdı ne bir yαsα. Şu insαnoğIu, önce 1 kendini yargılαsα!

Aşk bir kelimeden ibarettir, ta ki ona anlam yükleyen biri gelene kadar.

Herkesin bir intihar hayali vardı. Ben seni sevmeyi seçmiştim.

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, ilk değişimi kendinden başlatmalısın. Kendini değiştiremeyen kişi, hiçbir şeyi değiştiremez.

Melek olsa kıyamet gününde yüzüne bakmayacağım insanlar var.

Milyarlarca galaksi içinde bulunan, trilyonlarca yıldızın içinde sadece denizde ki kum tanesi kadarsın. Varlığından kâinatın çoğunun haberi yoktu, yokluğundan da olmayacak. O yüzden hayatın tadını çıkarmaya bak.

Yaşamı anlamlı kılan sadece hayatta kalmak değil, başkalarının da hayatlarına dokunmak, onları yaşatmaktır.

İnsan masum doğar ve büyüdükçe kirlenir, her ortamda farklı maskeler takmaya başlar, kendini korumak veya çıkar elde etmek için. Ama maske ile yaşanan bir hayat ancak sahte ve geçici mutluluklar getirir.

Hayatının anlamını arayan bir insan için zaman en gerekli olgudur. Çünkü hayat yaşadığımız her anda gizlidir ve anlam arayışımız ölene kadar devam eder.

Bir şeye sahip olmak ne kadar meşakkatli ve zor ise, onu kaybetmek o kadar kolay ve acı vericidir.

Başımıza gelen kötü şeylere kızar ve isyan ederiz. Hâlbuki bu kötü olaylar, savunma mekanizmamızı güçlendirip hayatın zorlukları karşısında kendimizi daha iyi korumamıza neden olur.

Dünyanın sadece kendi etrafında döndüğünü düşünen insanlar, aslında kibir zehrinin girdabında döndüklerinin farkında değillerdir.

Ömrünüz bitene kadar sevin, menfaatiniz bitene kadar değil.

Tahammülünüzün kalmadığı insanı silerken sadece kendinizi düşünürsünüz.

Gitmek istediğim herhangi bir kent yok. Ama nefes almak istediğim yer bu kent de değil.

Aradaki mesafe yollarda değildir. Sadece iki kalp arasındadır.

Eski sen olsan ördüğüm bütün duvarları ellerimle yıkardım. Ama yeni sen buna değmezsin.

Sen artık benim en sevdiğim manzara değil, herkesin izleyebileceği bir kıyısın.

Severken sizden vazgeçmiş bir insanı, hiçbir şeyle korkutamazsınız.

Soğumak diyorum albayım, bir anlık eylem.

Uzak kalmanın hüznü içime sığmıyor. Ama bana gelmeyen insana gidemiyorum da.

Sana yazdığım satırlardan hiç yorulmadım ama en azından birinden de haberin olsaydı.

Ben o öfkeyle dünyayı oynatırdım ama eve gittim. İşte büyümek diye buna deniyor.

Canımı yaka yaka, boğazımdaki düğümleri yutkundum.

Sevdiği ben değilim. Size bunun acısını anlatamam.

Bazen var’ı anlarsınız, yok ile…

Bu hep böyleydi. İyi insanlar yanlış duraklarda bile güzel günler beklerken, kötü insanlar doğru durakta bile kıymet bilmediler.

Alışıyorsunuz zamanla her şeye ama asla bitmiyor.

Ne istediğin ile ne yapabileceğin arasındaki farkı ancak kendinden vazgeçtiğinde kapatabilirsin.

İnsan beyni her zaman mükemmel bir çiftçi. Durmadan her şeyi ekip biçiyor. Sonunda ise her şeyi anlıyorsun. Anlamak… Anlamak çok tehlikeli bir şey.

Bir yol düşüyorsun önce. Ama ne başındasın bu yolun ne de sonunda. Üstünde bile değilsin hatta ama içinden çıkamıyorsun.

İnsan bir kere yalnız kalmaya görsün hemen alışıyor yalnızlığa. Yolun sonunda kimseye ihtiyacı olmayan, güçlü ama hissiz bir insana dönüşüyorsunuz.

Ben düştüğüm her çukurdan kendim çıktım, simdi kimseye eyvallahım yoksa en zor zamanımda elimi tutan olmamasındandır.

Sana söyleyecek ağır sözlerim var elbet, ama dudaklarım senin kalbin kadar vicdansız değil.

Seven insan iki eli kanda bile olsa yine gelir, bahaneler üretmez

Önceleri hakli olduğumu düşündüğümde karşımda ki anlayana kadar anlatırdım, artık yoruldum haklı olduğumu anladığım an susuyorum.

Şu dünyadaki en büyük jüri el âlemdir.

Uçmayı seviyor isen düşmeyi de göze alacaksın. Korkarak yaşadığında yalnızca hayatı seyredersin.

Ve gün gelir avuç açarak istediğiniz ne varsa ellerinizin içinde bulursunuz. İnanın. İnanmaktan vazgeçmeyin!

Seni gösterip. “Bakın! Bu da benim hayattaki tek limanım!” demek istiyorum.

Çalışmak sizden 3 büyük şeyi uzaklaştırır. Can sıkıntısını, kötü alışkanlıkları, fakirliği!

Mutluluğu herkes ile paylaşman mümkün fakat üzüntüyü paylaştığın kişiler özeldir.

Büyüklenmek nasıl bir küçülmektir öyle! Yukarı kaldır kafanı bir bak; ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakların kaderidir yere düşmek.

İnsan aklının alamayacağı kadar tehlikeli oyunlar var bu hayatta. Kimi kolunu, kimi bacağını, kimi gözünü kimi insanlığını kaybediyor.

Bazı durumlarda fazla söz etmeye gerek yoktur. İnsanlar kimliklerini ceplerinde, karakterlerini yüreklerinde taşır. İkisinin de belli bir ağırlığı ve bedeli bulunur.

Dünyadaki en bilgili insan en alim insan değildir. Önemli olan bilginin hangi amaçlarla ve ne doğrultuda kullanıldığıdır.

Yamuk ağaçtan düz baston çıkarmak öyle kolay değil. Bu yüzden insan ilk önce söylediklerinin arkasında durmalı. Tutamayacağı sözlerle ne başkasını ne kendini kandırmalı.

Karşındaki tepeye konan kuşları görüyorsun, uçup gittiler. Tepeye bir daha bak, o tepede ne bir eksilme ne de bir fazlalık var.

Bir insanın nasıl güldüğünden o insanın nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlayacak kadar iyi bir gözlemci misin? Hiç tanımadığınız insanlar, sizi hiç tanımadığınız mutluluklara götürebilir.

Her şeyi açıklığa kavuşturmak mı istiyorsun? Yalnızca bir sözcük bütün her şeyi açıklayacaktır, niye söylemeye cesaretin yok?

Düşünceler adeta birer çiçek gibidir, şafak vakti toplanan çiçekler en uzun süre taze kalanlardır. Çiçeğin dalında güzel olduğunu düşünenlerse, bu dünyada rastlanmayacak kadar saf kalmayı başaranlardır.

Eğer açlıktan ölmek üzere olan yardıma muhtaç bir hayvana sahip çıkar ve onu beslerseniz size asla saldırmaz. Sizi koruyabilmek için canını ortaya koyar. İnsan ve hayvan arasındaki fark budur.

Yaşam dediğimiz şey nasıldır bilir misiniz? Dörtte biri güzel vakit geçirdiğimiz anlar, geri kalanı ise o güzel anları anımsamak.

Hangi ağaç bir diğerini ‘yaprakları eğri’ diye dışlar? Hangi balık bir diğerini “farklı yüzüyor” diye yasaklar? İnsan her şeyi bildiğini düşünüp, kendini asla bilemeyecek tek varlıktır.

Eğer bir kadın gözleri yerinden çıkacakmışçasına ağlıyorsa, onu ağlatan adamın başına geleceklerin imzası kadının gözyaşları olacaktır.

Hissettiğin çoğu şeyi bildiğini sandığın sözcüklerle açıklığa kavuşturamazsın. Genellikle en yakın anlamı taşıyan sözcüğü tercih edersin, ancak aradığın sözcük aslında farklıdır.

Yüreği parçalamaya tek bir söz yeter, fakat paramparça olan yüreği eski haline getirmeye ne bir özür, ne de bir yaşam yeter.

Bazı insanlar yaralandıkları zaman kendilerini iyileştirmek zorundadır. Hiç kimseye yardıma muhtaç olduklarını söyleyemezler, çünkü muhtaçlık bir zincirdir.

İnsanların gerçek yüzlerini göremediğin için kendine kızıyorsun. Ancak onların gerçek yüzleri her zaman yerli yerindedir. Nasıl baktığın ve nasıl gördüğün değil midir bütün olay?

Bazı insanlar ne yaşadıklarını, nasıl yaşadıklarını hiçbir zaman anlayamaz. Oysa gerçek anlamda yaşamak istiyorsanız birkaç defa ölmeniz gerekir.

Kendi kafasının içinde yaşayan insanlar için başka biriyle bir ilişkiye başlamak, başka birini yaşamak oldukça zordur. Dünya, insanın kafasında kurduğu kadar büyüktür.

Evrendeki en temiz kişi olduğunu savunan insanlar, gerçekte şeytanı bile kandırabilecek kapasiteye sahip olan kişilerdir. Eğer bir insan gerçekten saf ise, bunu dillendirme yoluna gitmez.

Hep aynı sen olarak kalacağını mı düşünüyorsun. İnsanların neredeyse tamamı değişir. Çoğunlukla asla dönüşmeyeceklerini söyledikleri şeyin kendisi olurlar.

Eğer bir kişi size “seni asla affetmeyeceğim” diye çıkışıyorsa, bu cümlenin içinde gizli bir “seni asla unutmayacağım” olduğu görülecektir.

Fazlasıyla dürüstsen, yeterince aşık olmuşsan, saf bir sevgiye sahipsen, kendinden başka hiçbir şeyden korkmuyorsan tamamsın demektir. Artık mutsuz olabilmek için hazırsın.

Başka kişilerin sizin hakkınızda ne düşündüklerini niye bu kadar umursuyorsunuz? Ben bunları umursamayarak yaşamımı beş yıl daha uzatmayı başardım.

Anlamlı Mesajlar

Eğer bir tünele giriyorsanız, karşılaşabileceğiniz sonuçlara hazır olmanız gerekir. Tünelin sonundan size doğru yaklaşan ışık umudun değil bir kamyonun farı olabilir.

Aşkı öğrenmekle vakit kaybetme! Yalnızlığı iyice tanı ve onu öğren. Çünkü hayatının büyük bir kısmında yalnızlığına gereksinim duyacaksın.

İnsanoğlu mutluluğu hep uzaklarda arar, hâlbuki mutluluk hep ayağının dibindedir, göremez. Bizde olmadığını düşündüğümüz tüm güzel şeyleri, hep uzakta ararız.

Başkasının acılarını anlamayan kişiler de empati olmaz, empati sahibi olan kişiler asla başkalarının canını yakmaz.

Sevilmeyi beklemek için severseniz, bunun adı ticaret, karşılık beklemeksizin fedakârca severseniz, bunun adı gerçek sevgidir.

Hayatta en kahpe insan, kendisine yapılan iyiliklere karşılık kötülük eden nankör insanlardır.

İnsanların ne istediklerini anlayabilmek için, hayallerine bakmak gerekir. Zira hayalleri olmayan insanların ne istedikleri belli değildir.

İnsan binlerce yaratılan canlı içerisinde, egosu için öldüren tek varlıktır. İnsan dışında ki tüm canlılar, sadece doğaları gereği hayatta kalabilmek için öldürürler.

Kendi içinde ki boşlukları doldurmadan, eksiklikleri ve kusurları ile yüzleşmeden sevmeye çalışan insan, başkalarının hayatı için sadece hayal kırıklığı olur.

Hatasını kabul etmeyen insan kadar kedine zarar veren başka kimse yoktur. Kısacık hayatı, doğru bildiği yanlışları yaşayarak, zaman kaybı ile hatalar ile dolu geçer.

Yaşamak, ölmekten daha zor, öyleyse sizin için ölenleri değil, yaşayanları daha çok sevin.

Hem kötü, hem iyi insan yoktur. Ya iyi insansındır ya da kötü. İyiliğin olduğu yerde kötülük, kötülüğün olduğu yerde iyilik yaşayamaz.

Sadakat parayla satın alınabilecek bir erdem değildir. Ancak gerçekten sevebilen insanların, doğal refleksidir.

Dostlarını kaybetmek istiyorsan, onlarla para alış verişine gir. Bir dostu kaybetmenin en kısa yolu, onunla ticarettir.

Bilimin ve sanatın olmadığı yerde, ahlaki kavramlar gelişmez ve insanın değeri olmaz.

Sevebilen insan için cennet, sade bir mekândan ibaret değildir. Sevdiklerinin yüreğidir.

Hayatta ki en büyük ironilerden biri, cahil insanlar garip bir şekilde mutlu iken, bilgili ve sorgulayan insanların ölümüne mutsuz olmasıdır.

Herkes saf ve iyi doğar, önemli olan hayatın tüm kötülüklerine rağmen, iyi olma mücadelesi sergileyebilmektir.

Öyle bir insan olmalısın ki, başına ne gelirse gelsin, omurgalı davranmaktan vazgeçmemelisin. Omurgası olmayan bir insanın, tek hücreli canlılardan farkı yoktur.

İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, içinde ki çocuğu öldürmemeli. İçimizde ki çocuk, saflığı ve iyiliği temsil eder, o ölürse geriye sadece saf kötülük kalır.

Medeniyet egonun gelişimi değil, düşünce ve eğitimin gelişmesi demektir.

Yarı yolda bırakılanlar yarı yolda bırakmazlar.

Anlamlı yazılar ile gönderilerinizi anlamlandırın.

Bildiğim bir geçmişe dönmektense, bilmediğim bir geleceğe yürürüm.

Bazılarının derinliği sularının bulanıklığından kaynaklanır. Aldanmayın!

Kendimi aradığım ne varsa, sende fazlasıyla buldum. Tamamlanmayı, bir insanın yarısı olmayı sende öğrendim.

Gerçek şu ki dostum; kimse için kendinizi tükettiğinize değmiyor. Ne kadar vefa gösterirseniz o kadar hain oluyor insanlar.

Şimdi çağırsan beni. Yine koşarak gelirim, nefes nefese gelirim yanına. Beni kırdığın aklımın ucundan geçmez. Ne kötü değil mi?

Sanki bir fotoğrafın iki karakteriydik ve o fotoğrafı biri ortadan ayırmıştı. Şimdi diğer yarısını özlemiş bir fotoğrafım hayatta.

Sadece durup bakışın, tüm dünya manzaralarıyla ölesiye yarışır.

Bir süre sonra her şeye alışmış gibi hissediyorsunuz. Tükenmiş olmanın sonucu bu. Yorulmuşluğun bedeli. Ne yazık ki…

Kendini özel hissettiğin ne varsa bir gün son bulacak. Öleceksin ve hayat kaldığı yerden devam edecek. Ne kadar üzücü değil mi?

Biri hakkında ileri geri konuşmadan önce iyi düşünün. Çünkü bulaştıracağınız çamur önce sizin ellerinizde olacak.

Biliyorum kolay değil beni anlamak. Ama sizi anlamak inanın çok daha zor.

Sanki seni tanımadan önce sadece var olmuşum hayatta. Seni tanıdıktan sonra yaşadığımı anladım.

Boğazına kadar dolusun ama hala içine atıyorsun. Öyle ki nefes alacak yerin kalmamış..

Gün bitti. Gülüşün üç gün gitmedi gözümün önünden.

Düşün ki tüm hayatın boyunca kafesin içinde yaşamışsın. Sonra bırakmışlar seni özgürsün, dilediğin gibi uçabilirsin. Ama gel gör ki kanatların güçsüz.

Bir gün hayatım tersine dönse de, burnumda tütenler bitse burnumun dibinde. Olmaz mı?

Bir insan ölmek istiyorsa, ona hayat veremezsiniz. Uğraşmayın boş yere.

Gelişin tüm kurumuş dallarıma arıların konması gibiydi. Umudun başkentiydi gözlerin.

İnsanlar böyledir. Bir yanlışının bin doğrunu götürmesine izin verir ve seni bir daha tanımazlar. Buna nankörlük de diyemezler üstelik.

Hayatımda olup biten ne varsa, uğruna hep ben çaba harcamışım meğer. Sadece benim çabamla olan her şeye helal olsun ama yorulup da vazgeçtiğim her ne varsa, iyi ki olmamış!

Bir süre sonra değiştiğimi iddia ettiler ama ben sadece kimin ne olduğunu görmeye başlamıştım.

Sonra ne olacaksa olsun ya deyip aklındaki her şeyi salıyorsun. Mutluluk ise tam bu noktada başlıyor. En cesur hareketin oluyor. Sonra ise senin için hiçbir şey bırakılamaz olmuyor açıkçası.

Ne zamanki sıkı sıkı tutunduğun o koltuk kenarlarını bırakıp, cesaretle tutunmadan bir adım atıyorsun; işte o zaman yürüyorsun. İşte o zaman büyüyorsun!

Dışarıdan evinize geldiğinizde anahtarı aramak yerine zile basabiliyorsanız, dünyanın en şanslı insanlarından birisiniz demektir.

Bazen sevgi  her şeyin de üstesinden gelmez. Anlayış, saygı ve sadakat daha ağır basıyor bazen.

Bazıları yüreğinizin büyüklüğü karşısında ezilir. Vefa gösterip de yüceltmeyin!

Sonra sen çok şanslı bir insan olarak görüneceksin insanların gözünde. Onlar ise asla o aşamaya gelene kadar nelerle savaştığını bilemeyecekler!

Varla yok arası bulutlar bana göre değildi. Ya şimşekler çaktı, ya da güneşler açtı ruhumda.

Yaşamaya geç kaldığın hayat, asla bir hayat değildir. Sil her şeyi ve yeniden bir yol çiz kendine.

Her şey bitmiş ya da her şey yeniden başlamış.. Çok da bir önemi yok artık. Çoğum gitmiş, azım kalmış..

Bazı kelimeler diyorum, bazı insanların duyması için fazla güzel. Boş yere harcamayın.

Çalışıp kazanarak alınmayan ne varsa hep içinizde ukte kalacak. Ömür boyu sevilmenin verdiği huzuru arayacaksanız! Ömür boyu ne kadar çaba harcarsanız harcayın sevilmeyeceksiniz!

İnsanın gönlü boşuna yanmaz yiğidim. Ya geleceğe dair yaşamak istedikleri vardır ya da geçmişte kalan yaşanmışlıklar.

Bir kişinin tek bir yalanını yakaladığında, her doğrusunu sorgulamaya başlarsın.

Gökyüzünden okyanus dahi düşse aramızdan su geçmemeli.

Mevsimler suçsuz, yokluğun buz gibi.

Sükunet en güzel huzurdur.

Yaşadığın, ayak bastığın o şehir çok şanslı. Belki de gözlerini gökyüzü zanneden martılar bile vardır.

Hükümdar olsaydım, senin olduğu yere saldırsaydım, gözlerini görünce gardımı düşürür, mağlup olurdum. Hiçbir zaferin vermeyeceği tatta bir mağlubiyet olurdu.

Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?

Kadınlar ‘söylenecek fazla bir şey yok.’ dediğinde, aslında söyleyecekleri çok şey olduğunu bilmek gerekir…

Beklemek ne güzeldir, sevgili gelecekse bir gün…

Yorgunum, hiçbir şey bilmiyorum, tek istediğim, yüzümü kucağına koymak, başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak…

Mutlu olmak için yapacak bir şeye, sevecek bir şeye ve ümit edecek bir şeye sahip olmak gerekiyor.

İnsanı ateş değil, kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür, kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan, o da sana öyle bakar…

Aşk, biri gelip ona anlam yükleyene dek sadece bir kelimedir.

Ne sahip olduğunuzdur hayat ne de umduklarınız bunca zaman, yüreğiniz kadardır hayat, seviliyorsanız renkli, sevilmiyorsanız siyah beyaz…

Başkalarını bilmek zekâ belirtisi ve farkındalık, kendini bilmek ise gerçek bilgelik ve içgörürdür…

Görmek istemediklerinizi gözlerinizi kapatarak engelleyebilirsiniz ama hissetmek istemediklerinizi kalbinizi kapatarak engelleyemezsiniz.

Mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir…

Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti. Nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti.Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti…

Kıtlık ekmeğin paylaşılmasına yol açar, ekmeğin paylaşılması ise ekmekten daha tatlıdır.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni.

Ne hasta bekler sabahı, ne taze ölüyü mezar, ne de şeytan, bir günahı, seni beklediğim kadar.

Sözümün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa, güzel cümleleri bozup sözümün akışına uydurmayı tercih ederim.

Mükemmel aşk, insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir.

Bazı kişiler henüz benliklerini bulamadıklarını söylerler… Ama benlik insanın bulduğu değil yarattığı bir şeydir.

Küçük şeylere gerektiğinden fazla önem verenler, elinden büyük işler gelmeyenlerdir.

Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Buğdaylar sevilir, çünkü onlar alçak gönüllüdür, büyüdükçe, olgunlaştıkça, içleri doldukça, ağırlaşırlar ve başlarını yere eğerler. İnsan da böyle olmalı.

Şu an ve şimdi, gerçektir, canlıdır. Geçmiş canlılığını yitirenken, gelecek henüz can bulmayandır. Yani bugün var, yarın olmayabilir.

Hayatımızda çok yakın olduğumuz kişilere, yalnızca kim olduklarına göre değil, bilinçli ve bilinçdışı olarak, bizim için geçmişteki kimi temsil ettiklerine göre tepki gösteriyoruz…

Akıllı ve zeki olmak doğrulara ulaşmak için yeterlidir ama doğrularla yaşamak çok ayrı bir meziyettir, erdemdir.

Kadınlar, biri açarken öteki solan yediveren gülleri gibidir. Varlığı ve güzelliği keyif verirken, söze dönüşen ve yüreğe dolan dikenleri can yakar…

İnsanın mutlu, keyifli ve huzurlu olabilmesi için, yapacak bir işi, sevdikleri, geleceğe dair bir umudu ve doyasıya gülebileceği yalan dünyası olmalı.

Kadın güzel ise erkeği etkiler, bakımlı ise ilgisini çeker, gülümseyen ve mutlu görünen ise büyüler, takdir eden ise onunla mutlu olur.

Güne gülümseyerek başladığınızda, o gülümseme tüm gününüze yayılabilir ve duygularınızı olumlu yaşamanıza yol açabilir.

Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar, aşk gibi, ihanet gibi, yalnızlık gibi, geç olur, güç olur ama olur…

Konuşamayan, dokunulmayan ve iltifat edilmeyen en anlayışlı kadın bile zamanla kötüleşir. Çünkü kadının yakıtı konuşmak, dokunmak ve iltifattır…

Canan yani başkaları üzülmesin diye canınızı yani kendinizi veya çok sevdiklerinizi asla üzmeyin, unutmayın can üzüntüyü kaldırabiliyorsa cananda kaldırabilir.

Kadının gülümsemesi evin sigortası gibidir ve güneş gibi evliliği aydınlatır. Kadın somurttuğunda ise sigorta atar, ev ve evlilik karanlıkta kalır…

Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın, ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak; canın çok ama çok acıyacak…

Bir kadının kalbine giden yol, çiçek almak, kucaklamak, çikolata almak, mum ışığında dans etmek gibi, ona özel küçük şeyleri sürekli olarak yapmaktan geçer…

Yaptığı takdir edilmeyen ve övülmeyen en cömert erkek bile zamanla cimrileşir. Çünkü erkeğin yakıtı takdir ve övgüdür…

İyi olanı herkes sever ve ister, kötü olanı sadece aşıklar sever ve onda kimsenin göremediğini bulur. Bu nedenle gerçek aşk, gözle değil gönül gözüyle görür, tene değil, kalbe dokunur…

Sözleriniz; kalbinizin aynasıdır, sevdiğinizle aranızda duvar da olabilir köprü de, mesele onlara hakim olmak ve birbirinizden uzaklaşmak için değil yakınlaşmak için kullanmaktır…

Başka konularda çok yetenekli olmayabilirsiniz ama sevdiklerinize değer verme ve sevginizi gösterme konusunda en iyisi olmaya çalışın…

Mutlu olmak istiyorsanız, kızmayın artık olup biten her şeye, iyi bakın ve iyiyi seçin, gülümseyin hayata, hayata dair olanlara ve takmadan geçin bir şekilde, çünkü en iyi terapilerden biri ‘boş ver’ diyebilmek şu yalan dünyada…

Hayatı anlamaya çalışmayın, onu yaşayın. Hayat bir problem değildir, onu bir problem olarak ele almak yola yanlış adımla başlamaktır, o, yaşanacak, sevilecek ve deneyimlenecek bir gizemdir.

İfade edilmemiş ve telafisi yapılmamış aşağılama ve haksızlıklar öfke tenceresinin altında yanan ateş gibidir, ruhunuzda sürekli hararet yapar…

En süslü, en cicili, en alacalı giysiyi sırtına geçiren, herkesten daha çok saygınlık kazandığını sanıyor. Bilmiyor ki, bu giysiler pekâlâ bir eşeğe de yaraşır, ama ona saygınlık kazandırmaz.

Bin yıl ömrüm olsaydı bin yıl seni severdim, bin yıl seni sevseydim bin yıl daha isterdim.

Dünyada birçok insan var, kimi mutlu, kimi mutsuz, kimi gülüyor, kimi ağlıyor ama tüm güzellikleri hak eden birileri var.

O kadar çok şeyden vazgeçmişim ki içinde kendimin de olduğunu çok sonradan fark ettim.

Hani böyle nefes nefese koşmuşsun da tam yanına geldiğinde otobüs kapılarını kapatmış gibi. Hem çok yorgunsun hem de bir ümit… Belki açılır kapı…

İnsanlar üzerine ne kadar büyük hayaller kurarsanız o kadar büyük bir yıkım yaşıyorsunuz!

Kısacık cümlelerde sorguladı upuzun hikayemi.

Bir kere yalnızlığa alışınca insan, kendi hariç herkes fazlalık geliyor!

Her insan yalnızca ne hak ettiyse onu yaşıyor. Eee ilahi adalet! Kim ağlatıp da gülmüş şu hayatta!

Önceden cümlelerim hep “Kaybedecek bir şeyin yok benim!” diye biterdi. Şimdi ise “Kaybedecek tek bir şeyim kalmadı!” ile bitiyor.

Ne zaman ki babanız değil de anneniz haklı gelmeye başladı size, o zaman büyümeye başladığınızı anlarsınız. Ve hiçbir şey eskisi gibi olmaz.

Kimseyi tanımak için büyük çabalar harcamayın. Yanındaki insanlar kim olduklarını ortaya döker hep. Erkek yanında taşıdığı kadınla tercihinin kalitesini, kadın ise yanında yürümesine izin verdiği adam ile kendi değerini belirler.

Kaybetmekten korktuğum ne varsa hepsini kaybettim. Korkacak o kadar bir durum da yokmuş.

Güzel günlerin gelmeyeceğini anladığımdan değil, güzel günleri yaşamak isteyen umudum olmadığından koptu ip.

Birinin hayatındaki yerinizi yadırgadığınızda hiçbir yerinde olmamayı tercih edin. Belirsizlik değersizliğin en büyük kanıtıdır. En güzel yarınlarınızı değersiz geçirmeyin.

Penceresiz kaldığım zamanlarda sorguladım güneş ışığını. Bir bana mıydı dünyanın karanlıklığı?

Akvaryumun içindeki bir balığım sanki. Ama sorguladığım şey suyun ne olduğu…

Sanki yıllarca koşmuşum da varamamışım gibi. Ama bunu yürüyerek varanlara anlatamaya çalışıyorum!

Geçmişine bir sünger çekmedikten sonra ıslanmaktan şikayet edemezsin!

Bu dünyadan çekip gittiğimde, ardımda hiçbir iz bırakmayacak kadar kırgın olacağım…

İnsan en çok kendinin şeytanı.

Kör kuyularda çıkış aradım durdum. Ama kuyunun duvarları dik ve ıslaktı!

Yaşamak için değil de, ölemediğimiz için yaşıyoruz sanki!

Nimet saymıştım hayatımda. Meğerse kırıntıymış…

Sanki atom bombası kalbime atılmış gibi. Yeşeren tek bir yer. Yaşama sevincinin olduğu tek bir nokta yok.

Nehirin karşısı mutluluk. Nehirin karşısı huzur. Ama ben yüzme bilmiyorum ve nehir hırçın!

Belki de her şeyi içimize attığımızdan yer kalmıyor içimize.

Şartlar değişince değişir insanlar.

Güçlü olduğumu yıkıldığım zaman yapayalnız ayağa kalktığımda  anladım…

Her şey yolunda diye kendimi kandırırken yolun yokuş olduğunu anlamak…

Yarınım olacak insanı bulacağım, yaram olacak insanı değil!

Bana çiçek almıştı. Galiba içimde öldüğünü anladığı zamanlardı…

Sanki hem bile isteye kaybolmuş, hem de beni bulmuşlar da iyi olmuş gibi hissediyorum.

Babam yaşasaydı hepinizi döverdi.

Tüm cümlelerini üzerime yığmıştı. Ondan düştüm uçurumdan aşağı…

Sabrettiğini sanarken vazgeçtiğini anlamak…

Ben penceren bile bakmazken, senin kapıyı çalman neyi değiştirecek?

Hayata geldim. Şimdi yaşamayı ne idare edebiliyorum, ne de iade…

Güzel günlerin gelmeyecek olmasından değil de yaşayacak hevesinin olmamasını anladığında kopuyor ip.

İncelmedi ip, ben de bıçak attım..

Önceden vedalar canımı acıtırdı şimdi hüznü bile hissettirmiyor. Alışkanlık denilen o şey hiç de iyi bir şey değil.

İçim… Ne kasırgalar koptu orada. Ama sorsan herkese güneştim ve ışık saçtım. İçimdeki çığlıkları tek bir insan duymadı.

Ne yaptıysam hiçbir şeyine yaranamadım. Her hareketinle yaraladın. Dilerim ki bir gün yaranmaya çalışırken sen de yaralanırsın!

Şayet bir gün eskisi gibi olmaz ve ağır konuşursam, daha önceki haksızlıklarınıza sustuklarımı hatırlayın!

Herkesin sevdiği bir insan olsaydım önce karakterimden şüphe duyardım!

Anlatmayı değil, tek bir bakışımla beni anlayabileni seviyorum.

Yarını olun insanların yarası değil.

Güç olan şeyler geç de olmadı. Olması işte. Nasip her şeyden önce…

Çiçekler mezarlığa götürmek için değildi sadece. İnsanlar mutlu edilmeyi hayattayken hak ediyorlardı.

Bazılarının filmlerde izleyip de dayanamadığı sahneleri birebir yaşadım.

Yalnızlık tek kalmak değil, etrafındaki insanların yanlış insanlar olmasıdır.

İnsan yaşattığını yaşıyorsa ben hiç kendimi tanıyamamışım!

Ömür diyorum. Güzel günlerin gelmesini beklemekle geçiyor en çok.

Gözleri boğulacak kadar derindi… Ondandı belki de cesaret edemeyişim. Ben hiç okyanusta yüzmemiştim.

Sildiğim numaranın her rakamını ezberledim.

Bir insana güzel bir fotoğraf bakmak istiyorsanız,  ona en son ki davranış şeklinize dikkat edin.

Aynı histe birleşen iki insan tüm “olamaz”ları yıkar.

İyi niyete kanan insan salak değildir. Ama koca bir kaybedendir.

Acı dediğin şey herkese gösterilmez. Çünkü ateşine kimin su kimin odun atacağını kestirmek zordur.

İnsanın kendinden bile kaçmak istediği zamanlarda sığınmak istediği tek bir kişi oluyor.

Her insanın dünyada bir ağırlığı varmış. Göğsümün üstündeki ağırlığın tüm dünyaya uyguladığın ağırlıktan çok daha fazla oysa.

Bazı acılar kendini tanımana yardım eder. O acıdan sonra asla eski sen gibi olamazsın. Şimdiki aklım olsa dediğiniz ne varsa o acıların yaşattığıyla öğretilir size.

Kendinizi başkasına veya başkasından gelen iyiliğe alıştırmayın. Kendi çabalarınızla attığınız bir adım başkasının desteğiyle koşmaktan çok daha iyidir. Minnetin kölesi olmayın.

Rakı masasında kaybedilmiş şeylerden bahsedecekler ve sen ne kadar içersen iç o masadan hissettiğin üzüntüyle ayık kalkacaksın. Herkes kaybettiği şeyler için ağlayacak, sen asla sahip olamadığın bir şey için.

Çok geçmeyecek. Belki birkaç yıl. Ve sen böyle olmasını istemediğin her şeye tek tek teşekkür edeceksin oldukları için!

Tutunacak bir şeyi kalmadığında en çok kendisine tutunması gerektiğini anlıyor insan.

Dürüst olun ancak bu dürüstlüğünüz çıkarlarınızla çatıştığı anda vazgeçilen ilk şey olmasın!

Dünyanız baktığınız pencerenizdir. Siz iç dünyanızı ne kadar güzelleştirirseniz pencerenizden onu görürsünüz, yarınlarınızda onu…

Bu dünyada dayanılacak tek şey sevgi. Eğer hissedecek kadar kalbiniz varsa tabi.

Olmuyor diye üzüleceğine dua et. Bekleyenin beklemesini sağlayan Allah, bekleteni bekleten de Allah!

Uzağa değil, öteye giden yalnızlaşır! Öteleştirmeyin insanları kendinizden!

Kazak bile giyinmenin ağırlık olduğunu düşünen ben, koca dünyayı  nasıl da sırtlıyorum…

Bir çiçek öldükten sonra, hayat küstükten sonra istediğin kadar güneş ol, yağmur ol; bir daha o çiçek gökyüzüne yeşermez.

Yeri dolmayacak ne kadar yer varsa ateşe verdim, tek tek… Bu yüzden de kimseye ihtiyaç duyduğum yok. Ben bundan böyle kendime bile fazla geliyorum.

Olmayacağını bilmek ve buna rağmen başka yola da gidememek…

İnsan unuttuğu bir insanla bir gün yeniden tanışabilir.

Yalnızlığı en son size yanınızdaymış gibi hissettirip de asla olmayan insanların varlığını hissettiğinizde hissedeceksiniz.

Herkesin bir duruşu vardır hayatta. Kişiliğinden ne kadar ödün vermemek, senin duruşunun en sağlam kanıtıdır.

Güven verdiğiniz insanlara söz vermeyin! Gerek kalmaz çünkü..

Bir şey hakkında ne kadar az bilgi varsa, o kadar şiddetle savunulur!

Gömleğin düğmelerini yanlış yerlere iliklemek gibidir bazen çıktığınız bir yol. Yolun sonuna gelmeden o yolun yanlış olduğunu anlamazsınız!

Sevi en çok saygıyla yakıştırılınca anlam kazanıyor!

Bir insan yaşadıkları karşısında sessizse yarası çok derindir.

Çirkinlik insanların ön yargılı gözlerinde!

Kimi insandan birkaç tane olsun istiyor insan, kimi insandansa bir tane bile olsun istemiyor.

Ne yazık ki insan boşa kürek çektiğini, çok sonra, sığ sularda hareket etmediğini görünce anlıyor.

Uzun lafın kısası şu ki; sen en çok da seni sevmeyen insanlara layıksın!

Yalnız olmak çoğu zaman iyi bir hal. Kimsesi olmayanın inciteni de olmuyor.

Güç olması, geç olmasını bağlamadı. Her türlü olmadı.

Şayet kendinle barışıksa ve mutluysan hayatından, kimseyle bir derdin olmaz.

Üzerimde girmediğim mücadelelerin bile kaybedilmiş hissi var.

Herhangi bir yerin tam da sizin yaşamınıza uygun olması, oraya ait olduğunuz anlamına gelmiyor.

Evet aynı yerden yaralarımız vardı ikimizin de, ancak farklı kaderlerdeydik.

Bu sefer de ayrılan sabrın sonuna geldik.

Bazen insan da yanılır. Kuvvetli sandığı bağ, pamuk ipliğine bağlıdır.

Elinden tutup da dik kalması için çaba harcadığınız herkes, ayağa kalktığında sizi tanımaz.

Bu kadar iyiysem, sebebi sabahı zor ettiğim geceler!

Herkes gibi olmak bu hayatta en çok sana yakışmadı!

Geçecek denilen ne varsa yalan!

Şu hayatta insanı en çok yıpratan kelime: Keşke!

Özleyip de özlediğinizle kalıyorsanız, hayat çok da yolunda gitmiyor demektir.

Hevesi kırıla kırıla giderek daha da farklılaştım. Ben bile beni tanımıyorum. O kadar farklılaştım.

Eyvallahların tükendiği noktadayım..

Sabredeyim derken vazgeçmek. Tüm mesele bu… tek mesele bu!

Pencerede dahi beklenmedikten sonra kapıyı çalsan ne olur?

Kimisi okurken dayanamadı. Ben hepsini bir bir yaşadım!

Kimse sizi üzmez. Sadece siz insanlar üzerine fazla hayal kurup, fazla anlam yüklersiniz!

Gelmesi lazımdı sonradan geldi. İkisi arasındaki fark bir hayat etti!

Cehennem, tam da acı çektiğini kimsenin duymadığı yer!

Ne kadar çok keşkesi varsa insanın, o kadar çok çalınmış hayatı var demektir.

Acının yerlisi oldum. İlk başlarda böyle değildim, sonradan oldum.

Sahip olduklarının değerini bilmek, zamanı gelince vazgeçemeyeceğin anlamına gelmiyor.

Bugün de yoksun. Tıpkı dünkü ve yarınki gibi!

Bu hayatta hep kötüler büyür. Ama sanki sen hep çocuk kalmışsın!

Bazı dokunuşlar dışardan bakıldığında görünmez. Ama bir ömür sizden izi silinmez.

Göç etmemem mevsimini sevmemden değil, kanatlarımın kırık olmasından!

İnanmak önce kalpten başlar. Kalbi kör olana hakikati anlatmak ise imkansızdır.

Bütün güzel zamanların yitirildiği bir zamanda saat durmuş gibi.

Delirmek bu dünya düzeninde yapılacak en akıllıca hareket!

Her zaman gözyaşı silinmez. Göz yaşına sebep olan silinir bazen.

Olmaz denileni oldururdum. Öyle savaşçı bir ruhum vardı. Şimdi ise girmediğim mücadelenin bile kaybedeniyim.

Gücünüze giden şeyleri anlatacak kimseniz olmaması, kalbinizin kırılmasından çok daha fazla canınızı yakar.

Akıntıya kürek çekmek kadar saçmaydı, olmayacak duaya amin denilecek kadar boşa…

Canlı kalan tek yönümdün. Bembeyaz sabahlara duyulan özlemdin.

Oysa zaman geçtikçe azalması gerekiyordu duyguların, bedenimi daha fazla ele geçirmesi olur şey değil!

Üstesinden gelirim dediğim ne varsa hepsinin enkazında kaldım!

İnsanı en çok en iyi kırdığı iyileştiriyor!

Konuşacaktım, anlamı kalmadığını bildiğimden sustum. Sonra koştum ama beklenmediğimi anladığımda durdum. Geri dönecektim ama farkında olunmayacağından vazgeçtim.

Birini sevmeye karar verdiğinizde, onunla yan yana gömülmeye karar vermiş oluyorsunuz.

İnsanlara sesimin yetişmediğini anladım sonra. Kime ne kadar çok yakardıysam, o kadar sağır oldu. Sonra mı? Sonra sustum!

Sabır iyidir ama gerektiğinde vazgeçmek en doğru tercihtir.

Bir şey en çok da kaybedileceği anlaşıldığı zaman sevilir.

İnsanın nankörlüğe olan düşkünlüğü nefsinin acizliğindendir.

Yaşadığın yeri cehennem de yaparsın cennet de. Nasıl yaşamak istediğine karar ver yeter!

Her yol ayrımı yeni bir başlangıçtır. Seçtiğiniz yol nasıl bir yaşam süreceğinizin en büyük örneğidir.

Sabrım oldukça çoktur ve hata yapanlara karşı sürekli bir şan verir beklerim. Ama bir gün o sabır taştığında hoşça kal dersem, bir merhabama hasret bırakırım bilin istedim.

Şu hayatta insana huzur veren şeyler de var elbet, yağan yağmurun sesi, yeni pişen kahvenin kokusu ve okuduğun kitap gibi.

Kalbi göğüs kafesine kapatmazlardı yerinde rahat durabilseydi.

Seviyorum insanların bir kısmını, hayvanların ve çiçeklerin hepsini.

Yüzüne vurmuyorsam hatalarını, kendini kusursuz sanmana gerek yok.

Tok olan sanır ki cümle âlem yeni kalkmış sofradan, aç olan da der ki ekmek kalmamış dünyada mideyi doyuran.

İnsanlar bazen o kadar şaşkına uğratır ki seni, yaşadıklarımı onu böyle değiştiren yoksa sen mi kördün gerçeği görmeyen bilemezsin.

Bu kadar acımasız bir dünyanın cehennemi nasıldır kim bilir?

İnsanoğlu önce kendini yargılayabilseydi ne hâkime gerek kalırdı nede savcıya.

Dürüstlükten korkma, belki gücün düşer ama başın asla.

Vücudun panzehiridir gözyaşı, ağladıkça şifa bulursun.

Şu dünyada kazanabileceğin en yüksek mertebe insanlar tarafından güvenilir olmaktır.

Gözünde küçülen bir insanla büyük hesaplar yapmaya kalkışma.

Bir bakmışsın hayat seni kocaman bir adam yapmış, çünkü şımaracağın kimsen kalmamış.

İnsanlar öğrenmeli güvenilir biri olmayı. Yoksa kalp güvenmemeyi öğrenir ve ruh kirlenir.

Vazgeçmek bazen en güzel seçimdir.

Gönlünü deftere çevirirsen karalayan da çok olur.

Ancak aynı duyguyu yaşayanlar anlaşabilir aynı dili konuşanlar değil.

Can bağın yoksa kan bağın olsa neye yarar?

Cümleni kendin bitirmezsin noktayı başkasının koymasına da kızmayacaksın.

Kimsenin işine karışmıyor ve her an kendimle olmayı seçiyorum. Sonra insanlar hep beni kurcalıyor.

Hayatın kötü yöne doğru gidiyorsa, direksiyonu kendin tuttuğunu unutmamalısın.

Bulunduğun yerden memnun değilsen yerini değiştirmelisin, insansın sen ağaç değil.

Sesini unuttum belki ama söylediklerin dün gibi aklımda.

İnsan pahalı parfüm yerine güven kokmalıdır.

Her şeyin üstüne gelip seni yorduğunda unutma ki; orası kaderinin değişeceği yerdir.

Sen onu adam yerine koyarsın, o yerini yadırgar.

Yüzü güzelleri değil, gönlü güzelleri üzmeyin.

Şu dünyada mutlu biten tek şey masallardır.

Hayatta ki en değerli zamandır, kime harcadığınıza dikkat edin.

Bazı şeyler bir çırpıda değil, çırpınarak silinir yürekten.

Derdinizi herkese söylemeyin, gün gelir de derdinizden vururlar sizi.

İçimize de atamıyoruz artık, lakin orası da dolu.

Kimseye dökmeye niyetim yok içimi, zaten zor sığdırdım.

Herkesin gecesi aynı olsa da yaşadığı karanlık farklıdır.

Sizi eleştirenlere çok fazla kulak asmayın, bazen yapılan eleştiriler şekil değiştirmiş övgülerdir.

Yaşamam bazen köşeyi dönsen ölüm, düz gitsen hayat bulmaktır.

Çoğu insan yalan söylediğinde olmak isteyip de olamadığı kişiyi anlatır.

Hayatta sıhhatin varsa zengin, huzurun varsa en büyük nimete sahipsin.

Etrafınızdaki insanlara davranış şeklinize çok dikkat edin, çünkü onlarda bırakacağınız tek fotoğraf bu olacaktır.

Samimiyetsiz gökkuşağı olacaksa, samimi bir siyah olsun.

İnsanoğlu bu, kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrenirde kardeş gibi yaşamayı öğrenemez hiçbir zaman.

Beni yaşamak değil de, hep bu telaşım öldürecek.

Şu hayatta hakkını ödeyemediğimiz iki insan vardır; biri anne öteki öğretmendir.

Şuan öleceğimizi biliyor olsak tüm kırgınlıklarımızı unuturduk, ama biz hiç ölmeyecek gibi gururluyuz.

İnsanlarla mesafeli olmak kötü değildir, en azından pişmanlık yaşamazsın.

Hiç kimse onun için ne yaptığını anlayamaz, siz yapmayı bırakana kadar.

Soğumak diye bir şey var, nefret etmekten bile daha güçlü.

İş işten geçti denilen yer, herkes pişmandır.

Ayna gibidir güven, bir kez kırıldı mı hep çizik gösterir.

Aklı yarda olanın gözü yerde olur.

Öpüyorum gökyüzü gibi bakan gözlerinden.

İşimiz Allah’a kalmışsa olmuş bil.

Sen neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar.

Özlemin azı çoğu olmaz ağırdır işte!

Koşarken değil düşerken yanımda olanlar dostumdur.

Bir kere güldün konu nerelere geldi.

Üşüdüysen söyle sevgilim seni bir kat daha seveyim.

Onlar sevmeyi yan yana olmak sanıyor.

Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.

İyi bir ağaca sarılan gölgesiz kalmaz.

Yükün dürüstlükse gücün düşer belki ama başın düşmez.

En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır.

Herkesin gülmekten konuşamayacağı bir arkadaşı olmalı.

Sen çok sev de bırak giden yar utansın.

Bazı şeyleri bir çırpıda silemezsin. Çırpınarak silersin.

İnsanı en çok yıpratan şey iyi niyetlidir.

Sen benim ilk defa bir başkasında kendime rastlayışımsın.

Vefa çok ağır yüktür. Her insan taşıyamaz.

Herkes aynı anda yaşar ama herkesin karanlığı farklıdır.

Sen neyi seviyorum desen o olasım geliyor.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

Ya anlasana dargınım ama mahkûmum sana.

Ağlamak dudakların diyemediğini gözyaşlarına söyletmektir.

Sensin kalbim değildir böyle göğsüme vuran.

Pahalı parfümleri bir kenara bırakın insan güven kokmalı.

Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.

Yüzü güzel insanlar için gönlü güzel insanları ne çok üzdünüz.

Sus! Hakkımda bilgin yoksa fikrin de olmasın.

Başladığın cümleyi kendin bitiremezsen noktayı başkası koyar.

Kaliteli insan işiyle boş insan kişiyle uğraşır.

En ağır sınavdan en saf olan geçer, öder geçer. Gülten Akın

İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil tatlı dildir.

Masallar Albayım. Bu dünyada sonu mutlu biten tek şey onlar.

Yaz dostum! Güzel sevmeyene adam denir mi?

Şurama batan şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

Kan bağı neye yarar can bağı olmadıktan sonra.

Uçmak için kuş olmak gerekmiyor. Küçük sevinçler olsun yeter.

Bir rüyanın gerçeğe dönüştüğü en tatlı halisin.

Açlığın susuzluğun iftarı var da. Kalp kırığının iftarı yok be hafız.

Anı yazmak ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.

Hayatta en kıymetli hediye zamandır kime verdiğinize dikkat edin.

Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.

Her dert insanlara söylenmez. Gün gelir seni o derdinler vururlar.

Kırılmış bir kalbin hesabı bu dünyaya ağır gelir.

Üzülme, tabuta yattığın gün son kez kuyunu kazacaklar. Mevlana

Beni sevmeyi abart inan bıkmam yetmiyor derim.

Yorma kendini bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

Cehennem insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.

Herkes aynı anda geceyi yaşar ama herkesin karanlığı farklıdır.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

İyi insan ol fakat iyi insan olduğunu kanıtlamak için vakit harcama.

Allah de ve sus! Başka hiçbir şey söylemeye değmez.

Yorma kendini bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

Sen gülümseyince reklam arasına giriyor tüm acılar.

Şımaracak kimsen olmayınca hayat seni kocaman bir adama çevirir.

Hiç kimseyi, sizi duasına katmayacak kadar kırmayın.

Tahir gibi sev mesela özür dilerim daha önce gelemediğim için de.

Acının şiddetli oluşu değil sürekli oluşu yoruyor bizi.

Öperken kokusunu içine çektiysen özlerken burnunun direği sızlar.

Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.

Ne olmuş yani büyük adam olamadıysak, hayallerimizi satmadık ya.

Sen gönlünü defter yaparsan gelip karalayan çok olur.

Bazı insanlar alçak gönüllüdür bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.

Sen benim ilk şiirim ilk kavgam sen benim 17 yaşımsın.

Aklında bulunsun sevgilim sen beni kandırmadın. Ben inanmayı seçtim.

Güven ayna gibidir. Bir kere kırıldı mı, hep çizik gösterir.

Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı çocuklarımızdan ödünç aldık.

Sesini hatırlamıyorum bile ama söyledikleri hala aklımda.

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.

İkimizi bir kefene saralar bir kabirde sır olalım sevdiğim.

Bir insan gözünde bir kez küçüldüyse artık onunla büyük hesaplar yapılmaz.

Yarı yolda bırakma diye bir şey yoktur. Yol orada bitmiştir.

Bir insan bir kere gözünde küçüldüyse artık onunla büyük hesaplar yapılmaz.

Aşk biri gelip ona anlam yükleyene dek sadece bir kelimedir.

O gemi sığındığı limanı özleseydi bütün dalgalara dayanır yine de gelirdi.

O kadar acı birikti ki içim de aldığım nefes bile içime batıyor.

Sizi sevmiş size inanmış ve güvenmiş birini hayal kırıklığına uğratmayın.

İnsanlar sizi sadece aynı yerden canları yandıkları zaman anlar.

İnsan kırılan kalbi için küsmeyi bulmuş. Bakmış affedemiyor susmayı bulmuş.

Bir insanın geleceği en büyük mertebe güvenilir insan olmaktır.

Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık sevilmeyi beklerken beklemeyi sevmişiz.

Herkesi adam yerine koymayın bazıları alışkın değildir yadırgar.

Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.

Sen olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…

Bir bekleyeni olmalı insanın sen kendinden vazgeçsen de senden vazgeçmeyecek.

Bir kelime kararını bir duygu hayatını bir insan seni değiştirebilir.

İnsanlar değişir ve onlar genellikle asla olmam dedikleri insanlar olmaya başlarlar.

Hayatınız kötü bir yola girmişse unutmayın, direksiyondaki sizsiniz.

Önüne çıkana engel dersen takılıp düşersin basamak dersen bir basamak yükselirsin.

İplerdeki düğümler bir şekilde çözülür. Asıl mesele boğazındakiler.

Umudunu asla kaybetme. Allah hem imtihan eder. Hem de imtihanda yardım eder.

Vazgeçilmez insan yoktur sevdiğin için katlandığın insanlar vardır.

Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen hem yolunu kaybedersin hem dostunu.

Bir insanla birlikte ne kadar saçmalıyorsanız o kadar samimisinizdir.

Bana yalan söylemene üzülmedim. Bir daha sana asla güvenemeyeceğime üzüldüm.

Belki yağmura da gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı.

Eğer ileride bir gün keşke demek istemiyorsan üç doğru seç! Eşini işini arkadaşını!

Tok olan cümle cihanı tok sanır. Aç olan da alemde ekmek yok sanır.

Haksız yere yapılan her şeyin Allah tarafından sorulacağının ferahlığı içerisindeyim.

Sevmek bu kadar güzelse kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar güzeldir.

İyilik yapmaya devam et. Karşındaki o iyiliğe layık olmasa bile sen o iyiliğe layıksın.

Yanında çocuk gibi mutlu olduğun kişi sahip olduğun en değerli şeydir.

Sonunda aşk acısı olsa da sev çok sev. Usul usul gir yüreğime kalbim bağrım çatlasın!

Ya susmak ya da suskunluktan daha kıymetli bir söz söylemek gerekir.

Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.

Her şey üstüne üstüne geliyorsa belki de sen ters yönde gidiyorsundur.

Küçük şeylere gerektiğinden fazla önem verenler elinden büyük işler gelmeyenlerdir.

Kirpiklerinin sayısını bilirdim ben gözlerine nasıl baktığımız sen düşün.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri? Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Ne bir savcı kalırdı ne bir yasa. Şu insanoğlu önce bir kendini yargılasa!

Kimseyi kendini göstermek için çabalama. Seni seven insan gözündeki ışığı bile görür.

Yalnızlık zeki beyinlerin çıkarsızların ve sağduyulu insanların kaderidir.

İlk başta herkes iyidir. İnsanların ilk söylediklerine değil son yaptıklarına bakacaksın.

Anlamaya çalışma hayat böyledir işte. Hep o kıyamadıklarınız kıyar size.

Hiçbir dil özlemi taşıyacak kadar güçlü değildir. İnsan bu yüzden özledikçe sessizleşir.

Asıl mesele bir şeye sahip olmak değil sahip olduğuna layık olabilmektir.

Bir yalan hangi amaçla söylenirse söylensin her zaman en kötü gerçekten daha kötüdür.

Gülersen, bütün dünya seninle birlikte güler. Ağlarsan tek başına ağlarsın.

Kim bilir. Masalınızın kahramanı başka bir hikâyenin figüranı olmaya gitmiştir belki de.

Bazen en sıradan şeyler bile doğru kişi ile birlikte yapıldığında sıradışı olur.

Seni bana sevdiren elbette gönlüme de bir yol çizecektir. Yani demem o ki takdiri ilahi.

Kötülük yaptın mı kork! Çünkü o bir tohumdur. Allah yeşertir karşına çıkarır.

Ömrünüzü sustuklarınızı duyan biriyle geçirin. Konuştuklarınızı duymayan biriyle değil.

Olur olmaz kişilere içini dökersen döktüklerini toplamak da yine sana düşer.

Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin. Korkarak yaşarsan yalnızca hayatı seyredersin.

Bir şeyi yüreğinde ve aklında bitiremedikçe gidişler ve kaçışlar çare değildir.

Dışarıya yağmur yüreğime hasret fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.

Geçici olmak istemiyorsan seçici üzülmek istemiyorsan da gerçekçi olacaksın.

Belki de her şeyi kabullenip hayatı akışına bırakmak lazım. Zorlamak bazen çözüm değildir.

Size güvenen insanları yarı yolda bırakmayın. Ahın bulamayacağı adres yoktur.

Kendini ne kadar büyük görürsen gör. Bende sadece gözümün gördüğü kadarsın. Ötesi yok.

Eğer adına eşlik edecekse soyadım Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.

Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlana

İki gecem var ikisi de uykusuz ya sensizim uyuyamam ya sen varsın uyku haram.

Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten.

Yüreğini yakan felaketler varsa yangınını söndürecek mucizeler de vardır elbet.

Kime ne emanet ettiysek ya kırdı ya da kaybetti. Anladım ki emanete en güzel bakan ALLAH idi.

Ağlamaktan korkma. Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşlarıyla temizlenir.

Ertelemek yaşamın mayasını kaçırır. Kızdıysan bağır sevindiysen söyle özlediysen arkasından koş.

Bir kadının kaderi sevdiği adamın ihanetiyle sevmediği adamın sadakati arasında çizilir.

Kişi sevdiğini Allah’a emanet ederse bir daha onu görmeden ölmezmiş. Öyleyse Allah’a emanet ol.

Ne hasta bekler sabahı ne taze ölüyü mezar ne de şeytan bir günahı seni beklediğim kadar.

İnsanların gerçekten ne düşündüklerini öğrenmek için söylediklerinden çok yaptıklarına dikkat edin.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems Tebrizi

Öyle anlar olur ki içinde bulunduğun durumu kimseye anlatamazsın. Anlatsan da kimse anlamaz zaten.

En güzel ironisidir dünyanın seni üzmek istemiyorum diyen herkesin hayatımızın içine sıçması.

Sadece aptalların ciddiye alındığı bir dünyada yaşıyoruz. O halde beni anlamıyorlar diye üzülmek niye?

İyi şeyler inandığında daha iyi şeyler sabrettiğinde ve en iyi şeyler hiç vazgeçmediğinde gelir.

Bazı kişiler henüz benliklerini bulamadıklarını söylerler ama benlik insanın bulduğu değil yarattığı bir şeydir.

Açık sözlü olmak iyidir iyi. En kötü ihtimalle sonradan kaybedeceklerini en başta kaybedersin.

Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim. Mevlana

Bir yalana inanmış olmak sizi aptal yapmaz. Çünkü saf olmak karaktersiz olmaktan daha iyidir.

Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın bense hep arkandan ağladım.

Anlamlı Sözler Whatsapp

Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun? Doğumun bir damla su ölümün bir avuç toprak değil mi?

Anlarsın ki aslında kimsenin farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler biri daha iyi oynar oyununu.

Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar aşk gibi ihanet gibi yalnızlık gibi geç olur güç olur ama olur.

Kadınlar söylenecek fazla bir şey yok dediğinde aslında söyleyecekleri çok şey olduğunu bilmek gerekir…

Tok insanları sevin. Çünkü gözü aç bir insanın karnı aşla nefsi aç bir insanın kalbi AŞKLA doymaz.

İki bedeni birbirine karıştıran en önemli sıvı gözyaşlarıysa o bağ hiçbir aklın alamayacağı kadar büyülüdür.

Hayattaki en büyük zafer hiçbir zaman düşmemekte değil her düştüğünde ayağa kalkmakta yatar.

Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.

Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile vicdanına hesap vermekten kurtulursun.

Akıllı insanlar kendilerine yapılan birçok şeyi affedebilir ama affettikleri şeyleri hiçbir zaman unutmazlar.

Sen gidersen sesin gider kokun gider yüzün gider. Ay dolanır pusularda tenim titrer ve gecem biter.

Deli kadınlar iyidir. Çünkü ne kahkahaları tutsak ne gözyaşları sınırlı ne arzuları mahpus ne öfkeleri prangalıdır.

Neden ben insanlara güvenmemeyi öğrenip ruhumu kirleteyim. Onlar güvenilir olmayı öğrensinler.

Bazı insanlar size sadık değildir size olan ihtiyaçlarına sadıktır. İhtiyaçları değiştiğinde sadakatleri de değişir.

Birine duyduğun sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğin insana herkesten çok sinirlenirsin.

Kazanması yıllar süren kırılması saniye alan ve dağıldıktan sonra toparlanması için ömür gereken şeye güven denir.

Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzme. Unutma sen kaldırabiliyorsan onlar da kaldırabilir.

Hayat öyle lanet bir şey ki sustuğunda konuşmadın diye pişman eder konuştuğunda ise susmadığın için kahreder.

Meşgul olduğunu söylüyorsa rahatsız etme. Kıymetli olsan zaten meşguliyetin bir parçası sen olurdun.

Mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip olanlar değil sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.

Bir erkeğin yumruğundan daha serttir bir kadının son sözü. Çünkü biri dişlerini döker diğeri düşlerini.

Beni ya sev ya da sevme. Kendimi sevmeyi öğrenmem yirmi küsur yıl sürdü bir başkasını da ikna edecek kadar zamanım yok.

Sözümün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa güzel cümleleri bozup sözümün akışına uydurmayı tercih ederim.

Kapına geldim. Ve ben ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim. Mevlana

Birine yardım etmek istiyorsan sakın bir büyüklük yapıp akıl verme keza geriye kalan sana yetmeyebilir…

Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.

Her şeyin zamanı yaşadığınız o andır. Mutlu olmayı ertelemeyin. Çünkü canınızın istediği zaman ölmeyeceksiniz.

Güne gülümseyerek başladığınızda o gülümseme tüm gününüze yayılabilir ve duygularınızı olumlu yaşamanıza yol açabilir.

Tanrım bir gün bütün insanlara istedikleri kadar para ver ki asıl ihtiyaçlarının o olmadığını anlayabilsinler.

Bir insana tamamen güvendiğinizde iki sonuçtan birini elde edeceğiniz kesindir. Ya yaşam boyu dost ya hayat boyu bir ders…

Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa duyduğun acı o şeyin kendisinden değil verdiğin değerin ona değmemesindendir.

Umberto Eco’nun Ortaçağı Düşlemek adlı kitabında dediği gibi: Ne yani böylesi korkunç bir dünyanın bir de cehennemi mi var?

Ne kadar farklı olursa olsun sana ait olmayana tenezzül etme. Ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme.

İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni.

Bazıları seni öyle bir şaşırtır ki değişerek mi o hale geldiklerini yoksa aslında hep mi öyle olduklarını asla anlayamazsın.

Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı yanış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun.

Anlamlı Aşk Sözleri

Kimseyi küçümseyecek kadar büyük değilsin. Çünkü gün gelir küçümsediğin her şey için önemsediğin bir bedel ödersin.

Şu an ve şimdi gerçektir canlıdır. Geçmiş canlılığını yitirenken gelecek henüz can bulmayandır. Yani bugün var yarın olmayabilir.

Gidecek hiçbir yeri yokken sana sığınan değil gidecek çok yeri olmasına rağmen senin yanında kalandır değerli olan.

Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek bir muma ateş olmak mı yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

İnsanı ateş değil kendi gafleti yakar. Herkeste kusur görür kendisine kör bakar. Neye nasıl bakarsan o da sana öyle bakar.

Birini sevmek delilik biri tarafından sevilmek hediyedir. Ancak sevdiğin seni içten seviyorsa şte o zaman hayat yaşanmaya değerdir.

Sular hep aktı geçti kurudu vakti geçti. Nice han nice sultan tahtı bıraktı geçti. Dünya bir penceredir her gelen baktı geçti.

Kadınları anlamak istiyorsanız bir saat açık havada durun. Ne alaka diyorsanız zaten anlamayacaksınız en azından beyninize oksijen gitsin!

Anlamlı Sözler Facebook

Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.

Yorgunum hiçbir şey bilmiyorum tek istediğim yüzümü kucağına koymak başımın üzerinde dolaşan elini hissetmek ve sonsuza dek öyle kalmak.

Ne sahip olduğunuzdur hayat ne de umduklarınız bunca zaman yüreğiniz kadardır hayat seviliyorsanız renkli sevilmiyorsanız siyah beyaz.

Bir insan değer vermek özen göstermek onun kıymetini bilmek de bir kültürdür. Bunun eğitimi yoktur kitaplarda yazmaz. Yolu insan olmaktan geçer.

Görmek istemediklerinizi gözlerinizi kapatarak engelleyebilirsiniz ama hissetmek istemediklerinizi kalbinizi kapatarak engelleyemezsiniz.

Bizi de bu acımak mahvediyor albayım başkalarına acımakla başlayan bu tehlikeli duygu her zaman kendimize acımakla son buluyor.

Ben asla ağlamam deyip her gece yatağa yattığında aklına o gelip gözünden iki damla yaş süzülüyorsa eğer utançla işte o zaman aşıksın demektir.

Öyle insanlar vardır ki binlerce kelime konuşsanız bile sizi anlamazlar. Ve öyle dostlar vardır ki tek kelime konuşmasanız bile sizi anlarlar.

Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem boğazıma düğümleniyorsa lokmalar buluttan nem kapıyorsam inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.

Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım severek çektiğim ahımsın.

Ne giyersen giy merhameti yüreğine giydirmediğin sürece giydiğin her şey üzerinde eğreti durur. Zira insana yakışan en güzel şey merhamettir.

Aşk topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak canın çok ama çok acıyacak.

Buğdaylar sevilir çünkü onlar alçak gönüllüdür büyüdükçe olgunlaştıkça içleri doldukça ağırlaşırlar ve başlarını yere eğerler. İnsan da böyle olmalı.

Şairler şiirler yazıyor ressamlar resimler yapıyor ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. Peki bütün bunları niçin yapıyoruz? Dünya alışkanlıktan değil de sevgi ve mutluluktan dönsün diye.

Babaannem bahçedeki asma salıncağın yerini değiştirmişti. Sırf o dal çok yorulduğu için. Mehmed Kısakürek

Sen çare ararken o bahane ararsa. Onun gibi sende vazgeçersin senden! Çünkü ikinizde birbirinizde olmayan şeyleri aramışsınızdır. Sen onda huzur o sende kusur. Ve artık aranacak bir şey kalmaz.

Dünya ile aramda güzel bir anlaşma var. Öyküyü ben yazıyorum, o bitiriyor. Hayali ben kuruyorum, o yıkıyor…

Sözleriniz kalbinizin aynasıdır sevdiğinizle aranızda duvar da olabilir köprü de mesele onlara hakim olmak ve birbirinizden uzaklaşmak için değil yakınlaşmak için kullanmaktır.

İnsanlar paranın peşinden o kadar hızlı koşuyor ki, ahlakın arkadan yetişmesi mümkün değil. Mehmet Aslantuğ

Kimse elindekinin değerini bilmez, sahip olduğu sürece. Ama bir gün elinden uçup gittiğinde, tek bir söz kalır geriye, “keşke”. Paul Auster

Yorgunum dersin, sırtında taş mı taşıdın? derler. Mecal bulup, taş sadece sırtta taşınmaz bile diyemezsin.

Biz ne zaman yenildik? diye soruyor. İçim burkuluyor, saklamak için gülümsüyorum: Kötüye kötü demekten vazgeçtiğimiz zaman. Haşmet Babaoğlu

Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felaketler azalmaz… Benjamin Franklin

Epey zaman sonra “nasılsın” diye sorunca, insanın boğazına bir özür takılıyor. Çünkü ben eskiden, senin nasıl olduğunu hep bilirdim. Arif Varazad

Kırılan kalbimizi sırtımıza yükleyen bu asır, çığlığımızı da boğazımıza tıkıyor. Velhasıl, bizler asrın mağdurlarıyız.

İnsanlar akıp giden hayatta kayıp düşmemek için sağlam manevra kabiliyeti ediniyor. Herkes eninde sonunda kendinden başkasını düşünmez hale geliyor. Senin tek düşünmediğinse kendinsin.

Hayat akıp giderken kim bilir neler olur bilmediğimiz, bildiğimiz tek şeyse yapılan planlar hep bozulur. İçimde bir çocuk hep hayal kurup durur. Kafka

Mutlu bir hayatın oldu mu? Evet, tabi ki Ama tek bir mutlu hafta hatırlamıyorum Mutluluk, tek bir dizi memnuniyetler bütünü değildir. Üzüntülerin, sorunların üstesinden gelmektir. Asıl kâbus, ardı arkası kesilmeyen güneşli günlerdir.  Goethe

Ölmek mi istiyorsun? Git o zaman at kendini denize. 5 saniye sonra hayatta kalmak için çırpındığını fark edeceksin. Sen kendini öldürmek istemiyorsun, sen içindeki bir şeyleri öldürmek istiyorsun… Morgan Freeman

Paylaşacak dostların yoksa iyi şeylere sahip olmanın anlamı yoktur. Eğer gönülden verecek kadar zengin değilsen, kazandığın şeylerin önemi yoktur. Dinlemeden yargılıyorsan birini, elde ettiğini sonucun önemi yoktur. Anlamıyorsan bir kalbi, verdiğin değerin önemi yoktur… Seneca

Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir acımız yok, ne büyük savaşı ne de büyük buhranı yaşadık. Bizim savaşımız ruhani bir savaş. Ve bunalımımız kendi hayatlarımız. Chuck Palahniuk

Zordur birisiyle yol yoldaşı, can yoldaşı olabilmek. Bir yolu birlikte yürümek, birlikte göğüslemek! İki kişi gibi yürüsek de gölgemizle. Issız yollar gibidir seslerimiz. Ellerimiz ipincedir yakınını beklemekten. Sözlerimizin pası karartır içimizi. Söylenemeyenin, anlatılamayanın kiri kalır insan yanlarımızda. Susmak, o yüzden uzatır yolları. Suskunluk, kaplumbağa yürüyüşü zamanın. Kafka

İnsanlar da sanıyor ki; en büyük acı kendilerininki. Hatta en şiddetli baş ağrısı onlarda, en derin bıçak izine onlar sahipler. Sanıyorlar ki; tek onlarınki baş edilemez bir kavga. Zafere bir tek onlar hasret, kaldırımları öfkeli adımlar yumrukluyor, hiç bir ses bir başka sesi tanımıyor. Kafka

Hayâl kırıklığı insanı öldürmüyor. Yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor. Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz. Sonra yara izi gibi bir şey kalıyor. Zamanla kabuk bağlıyor. Elin hep oraya gidiyor; kaşıyorsun. İnsanın, diliyle eksik dişini yoklamasına benziyor. Sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun. Hüsnü Arkan

Güneş bugün de doğdu. Ama biz farkına varmadık. Belki güneşten sonra uyandık, güneşten bile geri kaldık. Gökyüzünün alabildiğine sınırsızlığına aldırmadan başımız eğik yaşadık. Yani başımızda açan çiçeğe hayret bile etmedik. Yaz ayları bize sadece tatili hatırlattı. Kuru topraktan milyonlarca çeşit bitki yaratıldı. Bizse bu yaratılış karşısında hiçbir şey hissetmedik. Gözlerimiz, duygularımız, aklımız kapalı; uykudaydık. Nietzsche

Cesareti olmayanın hep bir bahanesi vardır.

Hiç bir canlının acısı seninkinden az değildir.

Hiç bir canın acısı, senin acından az değildir.

En anlamlı bakış, bir çift ıslak gözde saklıdır.

Sevmek için “yürek” sürdürmek için “emek” gerek.

“Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez.”

Susarak kazandığın değeri, boş konuşarak harcama.

Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür. -Sartre

Allah de ve sus! Başka hiçbir şey söylemeye değmez.

Aynı dili değil,aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.

İnsanlar değişmez değişen tek şey şartlar ve çıkarlar.

Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir.

10 kilitli kapıdan daha güvenlidir babanın evde oluşu.

Aklımızdaki İnsan yanımızda Olsa Hepimiz MUTLU Olurduk.

Her elini sıkanla dost, her canını sıkanla düşman olma.

Hayatta hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır?

Herkes bir yaşam seçer ve seçtiği yaşamın bedeIini öder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir